Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, tartışmalara neden olan ve öğrencileri zorladığı savunulan 'bitişik eğik el yazısı'na son verileceğini, onun yerine dik temel harfler kullanılacağını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Twitter adresinden açıklama yapan Bakan Yılmaz: "Yazma eğitiminde önümüzdeki yıl (2017-2018) bitişik eğik el yazısıyla öğretim yerine dik temel harfler kullanılacak." dedi.

El yazısı yararlı mı zararlı mı?

İlkokulda el yazısının kaldırılmasını isteyen veliler, geçtiğimiz aylarda 'El yazısı kaldırılsın' isimli bir imza kampanyası başlattı. "Çocuklar, el yazısı zorluğu nedeni ile okula gitmek, ders yapmak istemiyorlar" diyen Melek Erden isimli kullanıcının başlattığı ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'yı muhatap aldığı kampanyaya 22 Ekim saat 12.00'ye kadar 19 bin 364 imza atıldı.

Kampanya metninde "Okuma-yazmayı yeni öğrenecek 5.5- 6 yaş aralığındaki çocuklar el yazısı zorluğu nedeni ile okula gitmek, ders yapmak istemiyorlar. Eğitim hayatına böyle zorluklarla başlayan çocuklardan nasıl bir başarı bekliyoruz. Milli Eğitim'in dağıttığı kitaplar dahil ülkemizde tüm kitaplar dik temel harflerle yazılı iken el yazısı neden? Çocuklarımızın hayatları boyunca bir daha kullanmayacakları yazı tipi değiştirilsin ve eski sistemde olduğu gibi temel yazıyla okuma yazma öğretilsin" ifadeleri yer aldı.

Ancak uzmanlara göre, doğru verilen el yazısı eğitimi öğrencilerin beyin gelişimine katkı sağlarken, çocuklarda estetik duyguların ortaya çıkmasına da yardımcı olabilir.

 

Türkiye'de uygulama yanlış

Prof. Dr. Ziya Selçuk TEDMEM Direktörü

Dünyada el yazısını en az 3 yıl üst üste kullanan okullar var. Türkiye'de ise okul öncesinde karalama yaptırılıyor, birinci sınıfta öğretiliyor, ancak diğer yıllar için kısıtlı etkinliklerle desteklenen bir sistem bulunuyor. Ayrıca 7 yaş müfredatı 5-5.5 yaş aralığına okutuluyor. Sistem doğru uygulanmıyor. Olması gereken ikinci, üçüncü, dördüncü sınıfta ders olarak okutulması. El kasları uygun olmayanların muaf tutulabilmesi. Sürekliliğinin sağlanması.

El yazısına karşı çıkan bilim insanları çocuğun el yazısı yerine elini kullanarak başka aktivite yapabileceklerini savunuyor. Ancak Türkiye'de çocukların çoğunun el kasları zayıf. Çünkü yemeğini kendisi yemiyor, aşırı koruyucu anne-baba tarafından büyütülüyor. Ailenin sosyo- ekonomik durumunun artmasıyla el kası zayıf olanların sayısı da yükseliyor. Eğitim sistemlerinin dijital hale gelmesiyle el yazısı da yerini klavyeye bırakabilir.

Uygun koşullar sağlandığında el yazısının çocuklara büyük faydası var. Beynin gelişimini, çalışmasını etkiliyor, düşünme becerisini arttırıyor. Öğrencilerin sanatsal yönlerinin farkına varmalarını sağlıyor, özgüveni oluşturuyor. Yanlış uygulamalarda ise psikolojik sorunlara yol açabiliyor.

Çocuk sistem sorununu kendi beceriksizliği olarak algılıyor, güven sorunu yaşıyor. Motivasyonu kırılıyor. Bu süreçte matematik gibi başka derslerden de başarısız olabiliyor. Yeniliklere kendini kapatarak deneme süreçlerinin dışında kalıyor. Bu nedenle velilerin söylediklerine, isteklerine kulak verilmeli. Gerekli iyileştirmeler yapılmalı, yoksa uygulama son bulmalı.

 

Doğru yazı yazmayan çocuk fikirlerini anlatamaz

Prof. Dr. Hayati Akyol (Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı)

Bir çocuğa iki yıl içinde eğik ve dik yazı tipinin öğretilmesi konusunda birçok çalışma yaptık ve sonuçta, el yazısının diğerine göre daha avantajlı olduğunu gördük. Ancak Türkiye'deki okullarda bu konuda iyi bir eğitim öğretim yapılmıyor. Yeterince egzersize yer verilmiyor. Öğretmenler iyi eğitilmiyor. Birinci sınıfta öğrenilmesi için acele ediliyor. Öğrencilerin bireysel farklılıkları göz ardı ediliyor.

Zamanında doğru yazmayı öğrenemeyen çocuk ve öğretmenler sonraki yıllarında da zorluk yaşıyor. Bu, başarısızlığa neden oluyor, diğer dersler de olumsuz etkileniyor. El yazısında kalem dik tutulmadığı için yazımı kolay ve çabuk oluyor. Böylece öğrenciler ellerini çok fazla kaldırmadığı için düşüncelerini dağıtmadan yazıya dökebiliyor.

Estetik duyguların gelişimine katkı sağlıyor. Harflerin ters yazılmasının önüne geçiliyor. Eğer doğru materyal ve eğitim veriliyorsa, el yazısının dezavantajı yok. Ama her yöntemin eksikleri olabilir. Türkiye'de 8'inci sınıfa gelindiğinde öğrencilerin eğik yazma oranı yüzde 15'e kadar iniyor. Bunu önlemenin yolu daha fazla okuma-yazma uygulamalarından geçiyor. Doğru, okunaklı yazı yazamayan bir çocuk, fikirlerini de etkili anlatamıyor, yazamıyor.

Kaynak: Takvim