Bulgaristan'ın Başkenti Sofya'da AB'nin Dışişleri Bakanlığıseviyesinde toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda Türkiye'nin vize serbestisi hususundaki talebi de istişare edilirken, vize konusunda laf dolandıran AB Türkiye'ye skandal bir şart koştu.

Vize serbestisinin görüşülmeye açılması için terörle mücadele yasasında hafifletme ile Afrin'de yürütülen operasyon konusunda düzenleme getirmeleri talep edildi.

TERÖRLE MÜCADELEDE İÇİN YUMUŞAMA

AB Bakanı ve Baş müzakereci Ömer Çelik'in de bulunduğu toplantıda AB Türk vatandaşlarına vize serbestisi imkanının sağlanmasını terörle mücadele yasasının hafifletilmesi esasına bağladı.

Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynder verdiği demeçte, "Türkiye bu yasayı AB standartlarıyla uyumlu hale getirirse, vize kolaylığı hususunda ilerleme sağlanır" dedi.

VİZE İÇİN DİĞER ŞART AFRİN

AB dışişleri bakanları toplantıda Türkiye'nin Afrin'e düzenlediği harekatıda görüştü. Bakanlar harekatta siviller konusundaki endişelerini dile getirdi.

AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, DEAŞ ile mücadele edilmesinin zorunlu olduğunu belirtirken, Bulgaristan'ın Dışişleri Bakanı Ekaterine Zaharieva ise "Ancak bizler doğal olarak harekatta sivil kayıplardan ve Cenevre sürecinin zorlaşmasından endişe ediyoruz" dedi.

İŞTE AB SURİYEYİ 100 YILDIR BÖYLE SÖMÜRÜYOR

Fransız Suriye Mandası, 1920 - 1946 yıllarında Fransa himayesinde kalmış manda yönetimi. I. Dünya Savaşında İttifak ordularının yenilmesi sonucunda, Osmanlı İmparatorluğu ile imzalanan Mondros Antlaşması ile bölge Fransa güçlerinin  himayesi altına girdi.

1920 tarihinde Fransa'nın manda yönetimi oldu. Suriye Mandası, Fransa'nın yönetimine girmesiyle çeşitli etnik ve dini gruplara yönelik devletlere parçalandı. Şam Devleti, Halep Devleti, Nusayri merkezli Alavi Devleti, Dürzi merkezli Jabal Durize, sonradan Türkiye Cumhuriyeti'ne katılan Hatay Cumhuriyeti ve Lübnan Devleti olmak üzere 6 ya bölünmüş yönetimcikler oluştu. 


1941 tarihinde, Fransa, etkisi altında kalmak şartıyla Suriye manda yönetimine kısmi özgürlük verdi. 1943 seçimlerinde manda yönetimine muhalefet olan Şükrü el Kuvvetli, Suriye'nin ilk cumhurbaşkanı oldu. Fransa, II. Dünya Savaşı sonunda Suriye'den geri çekildi. 1946'da Birleşmiş Milletler'e cumhuriyet idaresiyle katılarak Suriye Arap Cumhuriyeti adını aldı.

 

Bundan 100 Yıl Önce Suriye'yi Devletlere Böldüler

Önce Suriye'yi devletciklere böldüler daha sonra yönetmeye başladılar. İşte Bu devletciklerden bazıları ;

Alevi Devleti , bugünkü Lazkiye merkezli kurulmuş Nusayri(Şii) nüfusa dayalı bir devletti. Manda altındayken birleştiği sünni bölgelerden sonradan ayrılmak istemiştir. Dürzi Dağı Devleti ise, güneyde Dürzilerin yaşadığı bölgede kuruldu. Bu bölgeler hemen hemen benzer demografik yapılarıyla bugünkü Suriye’yi oluşturmaktadırlar. (Alevi nüfus Şam ve Lazkiye bölgelerinde yoğun olarak yaşamaktadır. Ancak her iki bölgede de artık Sünni Arap nüfus belirgin olarak var olduğu için ülkenin doğrudan bölünme ihtimali yok gibidir).

Lübnan Devleti ise, bugün hepimizin bildiği bağımsız! Lübnan devletidir. Fransızların Hristiyan nüfusu bahane ederek dünyaya hediye ettikleri bu devlet doğal olarak Suriye’nin uzantısı olup, iç savaş sonrası Müslüman nüfus Hristiyan nüfusun çok üzerine çıkmıştır burada.

Müslüman nüfusun çoğu da Şiidir. Suriye’de konuşulan bölünme senaryolarına ilave olarak bir de birleşme senaryosu var. Bu da Suriye’nin eskiden olduğu gibi Lübnan’la birleştikten sonra bölünmesi! Herşeyini yitirecek olan Beşşar Esad’ın Batı’da bir Nusayri devleti kurarak zaten doğal uzantısı olan ve büyük sempatizanı bulunan Lübnan’la birleşmeyi düşündüğü iddia ediliyor.

İskenderun Devleti ise, hepimizin bildiği Antakya ya da M. Kemal Paşa’nın koyduğu adla Hatay’dır. Suriye’nin yıllarca Hatay bizimdir demelerinin tarihi arka planı da budur. 1936’da Suriye birleşirken, Fransızlar Lübnan ve İskenderun’u diğer 4 devletçikten ayrı tutuyor. Ancak bu mesele onlar için sadece bir hayal olarak kaldı. Türkiye haklı davasında Hatay'ı kendi topraklarına dahil etti.

Son Dakika Dünya Haberleri için aşağı kaydırın.