İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Mutahhari, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının önce Türk, ardından dünya medyasının üzerine gitmesi sayesinde karanlıkta kalmadığını belirterek, bu olayın "özgür basının gücünü gösterdiğini" söyledi.

Mutahhari, Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye ve dünyadaki "özgür basının gücüne" dikkati çekti.

Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de girdiği İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğundan bir daha çıkmamasının önce Türk ardından da dünya medyasında gündeme oturduğunun altını çizen Mutahhari, konunun uluslararası bir boyuta taşınması üzerine siyasilerin olayın üstünü örtemediğini belirtti.

MUTAHHARİ; BU OLAY HER ŞEYDEN ÖNCE ÖZGÜR BASININ GÜCÜNÜ GÖSTERİR''

"Teşbihte hata olmaz, İran'daki seri cinayetler zamanında bizim de özgür basınımız olsaydı o facialar ya yaşanmaz ya da o çapta büyük olmazdı." diyerek reformist lider Muhammed Hatemi'nin cumhurbaşkanlığı döneminde işlenen faili meçhul cinayetlere atıfta bulunan Mutahhari, artık İran'da o yanlış yöntemlerin ve başına buyrukluğun terk edildiğini belirtti.

Mutahhari ancak söz konusu cinayetlerin kökünün nereye dayandığının ise hala açığa çıkmadığını söyledi.

İRAN'DAKİ SERİ CİNAYETLER;

Mutahhari'nin sözünü ettiği "seri cinayetler" reformist eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin ilk döneminde 1997-2001 yıllarında meydana gelmişti. Bu süre içinde hayatını kaybeden 80 kadar siyasetçi, yazar, aydın, şair, mütercim ve sıradan vatandaşın trafik kazası, bıçaklama, silahlı saldırı veya şırıngayla potasyum enjekte edilerek kalp krizi süsü verme gibi bir dizi yöntemlerle öldürüldüğü ileri sürülüyor. Reformistler, bu cinayetlerin Hatemi'nin ilk döneminde siyaset, basın, sanat ve hayatın diğer alanlarında genişleyen özgürlüklerin önünü kesmek isteyen kesimlerce planlandığını belirtiliyor.

Son Dakika Dünya Haberleri için aşağı kaydırın.