Seçim politikalarını Türkiye düşmanlığı üzerinden yürüterek oy toplama amacında olan Alman siyasiler, seçimlerden sonra kendi dertleriyle ilgilenmeye başladı. Türkiye düşmanlığı yapmak için vakit bulamayan Almanlar, 1 ay sürede koalisyon görüşmelerini yürüttü ancak elleri boş bir şekilde bir sonuca ulaşamadı. Boşa geçen 1 ay, Alman basınını da durumdan tedirgin etti. Ülkede yayın yapan gazeteler, Almanya'nın bundan önce böyle bir durum içerisine düşmediğini vurguladı. Ülkede yayın yapan Mittelbayerische Zeitung gazetesinde yer alan haberde; Martin Schulz'un koalisyonu reddeden davranışı sert bir dille eleştiri gördü.

REZALET DİZ BOYU

"Schulz koalisyona katılmayı reddeden duruşu bırakmalı. Bunu ülkeye duyduğu sorumluluk nedeniyle gerçekleştirmeli." ifadelerinin kullanıldığı haberde; durumun dünya ülkeleri tarafından yakından takip edildiği ve yaşananların bir rezalet olduğu ifade edildi.

JAMAİKA GÖRÜŞMELERİNDE REZİLLİK

Haberin devamında, "Jamaika koalisyon görüşmelerinin rezil bir biçimde bitmesinden sonra Sosyal Demokrat Parti üzerinde koalisyon görüşmelerini uzun süre reddedememe ve belki de yeniden büyük koalisyona gitme baskısını artırıyor." şeklinde ifadeler yer alıyor.

ALMANYADA SİYASİ KRİZ

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından bir koalisyon ülkesi olmaktan kurtulamayan Almanya'da ilk defa siyasetin bu kadar çıkmaza girmesi Avrupa Birliği'nin (AB) lokomotif ülkesi durumunda bulunan Almanya'nın geleceğindeki siyasi istikrar konusunda da soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Senaryolara göre Başbakan Merkel, Sosyal Demokrat Partiye (SPD) giderek koalisyon kurma teklifinde bulunabilir. SPD kabul ederse ''büyük koalisyon'' için görüşmeler başlayabilir ve ardından CDU/CSU (Hristiyan Birlik Partileri) - SPD hükümeti kurulabilir.