21 Temmuz 2018
  • Istanbul 28°
  • Ankara 29°
  • Izmir 33°
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
BIST94.082
Dolar4,7932
Euro5,6125
Altın189,916

Dünya Amerika'dan da Büyüktür

Sema Ramazanoğlu
22 Aralık 2017 Cuma 16:58

İsrail kurulduğu günden bugüne dek uluslararası hukukun temel ilkelerine ve insan haklarına karşı umursamaz tavırlar sergileyen bir ülkedir. Ne yazık ki İsrail bu tutumunu sürdürürken arkasında ABD'nin desteğini her daim hissetmiştir. Tarihe dönüp baktığımızda ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin veto hakkına sahip daimi üyesi olarak bugüne kadar İsrail’e somut bir yaptırım uygulanmaması için elinden geleni yapmıştır.

Gerek Demokrat gerekse Cumhuriyetçi hükümetlerin ortak paydası İsrail dostluğu olmuş, hatta İsrail destekçiliği konusunda seçim dönemlerinde birbirleriyle adeta yarışmışlardır. İslam karşıtlığıyla seçim döneminde İsrail'in tam desteğini alan Donald Trump'ın başkan seçilmesiyle durumun vahameti artmıştır. Bilhassa son alınan, büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararının akıl ve mantıkla izahı pek de mümkün görünmüyor. 

Geçtiğimiz günlerde BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkını kullanarak İsrail'in ve dolayısıyla işgalin yanında tek başına saf tutan ABD, aynı tasarının Genel Kurul'a gelmesi öncesinde uluslararası hukuku tanımaz bir tavır sergiledi. Trump'ın ve Nikki Haley'in tehditlerle ülkelerin kararını değiştirmeye çalışması mevcut ABD yönetiminin ne kadar acemice hareket ettiğini bizlere gösteriyor. Tüm bu tehditlere rağmen BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada tarihi bir karar alınmıştır. İsrail'in şımarıklıklarına, ABD'nin gayrikanunî tavırlarına karşı dünyanın tavrı net olmuştur.

“Onurlu üye devletler” despotizme boyun eğmemiş ve bu hukuk dışı kararı kabul etmeyerek güzel bir ders vermiştir. Öteden beri ABD'nin en önemli müttefiki sayılan Birleşik Krallık dahi bu tasarıya olumlu oy vererek duruşunu ortaya koymuştur. Genel Kuruldan çıkan kararın bağlayıcılığı bulunmasa da bu çok önemli bir adımdır ve bu tasarı ABD ve İsrail'e karşı dünyanın kazanmış olduğu anlamlı bir zaferdir. 

Tasarının Genel Kuruldan ezici bir çoğunlukla geçmesi dünya kamuoyunda başta ABD’ye özelde ise İsrail'e “vicdani” ve “insani” baskı getirecektir. Bu kararla birlikte Filistin'in meşruiyeti tasdiklenmiş ve İsrail karşısında uluslararası hukuk anlamında bir üstünlük sağlanmıştır. ABD ise bu kez kaybetmiştir. Her zaman dediğimiz gibi dünya birkaç ülkenin iki dudağı arasında değildir.

Cumhurbaşkanımızın da sıkça vurguladığı ve BM Genel Kurulu'nda da dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür." sözünün ne kadar doğru olduğu ve bu bozuk düzenin böyle devam etme imkânının bulunmadığı bir kez daha görülmüş oldu. Bu düzen bizlere güçlülerin haklı olduğu yalanını kabul ettirmeye çalışıyor. Ancak biz biliyoruz ki ne ABD ne de bir başka devlet güçlü olduğu için haklı sayılamaz. Böyle bir anlayışı benimsememiz mümkün değil. Tam tersine haklı olan hakları yenmiş, zulümlere maruz bırakılmış, ellerindeki imkânlar gasp edilmiş Filistinlilerdir, mazlum dünya halklarıdır. 

Türkiye olarak alınan bu kararın hiçbir dayanağının, hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığını defalarca söyledik. İslam coğrafyalarında oluk oluk kan akarken, dünyanın kanayan yarası olan Filistin meselesi çözüme kavuşmamışken böyle bir kararın verilmesinin baskı ve zulmü tırmandırmaktan başka hiçbir işe yaramayacağını defaatle dile getirdik.

Filistin’de bir asrı bulan işgalin, Filistin halkına yapılan büyük adaletsizliğin davacısı ve takipçisi olan bizler bu akıldışı kararı asla kabul etmediğimizi, makul görmediğimizi ve hiçbir mantıklı gerekçeye de sığdıramadığımızı 6 Aralık’tan bu yana tüm dünyaya haykırdık. Yıllardır verilen bunca mücadele, bize emanet edilen Kudüs’ün selameti ve Kudüs halkının felahı için olmuştur ve bu böyle de devam edecektir.

Türkiye ve "onurlu üye devletler" olarak temennimiz bu karardan başta ABD ve İsrail olmak üzere tüm dünyanın ders çıkarmasıdır. ABD ve İsrail zorbalıkla, tehditle, baskıyla bir yere varamayacağını ve bu yolu tercih ettiklerinde karşılarında dünyanın geri kalanını bulacaklarını bilmelidir. Diğer devletler de ortaya çıkan bu sonuçtan cesaret almalıdır. Büyük devletler yapıyor diye haksızlıklara, hırsızlıklara, kana, gözyaşına mecbur değiliz. Eğer birleşirsek ve tepkimizi koyarsak uluslararası hukuk alanında üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne anlayışını hayata geçirebiliriz. 

Son olarak biliyoruz ki bu kararla birlikte hiçbir şey bitmiş değil. Daha yapacak çok işimiz var. Filistin ve özgür Kudüs davasında hem hükümetimiz hem de halkımız elinden geleni yapmaya devam edecek. Kudüs’ün özgür olduğu ve hakiki mahiyetine kavuştuğu günleri görmek duasıyla. 

Dr. Sema RAMAZANOĞLU
64. Hükümet Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı
AK Parti Denizli Milletvekili

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.