Her geçen gün çevremizde giderek artan dev kulelerin yapım aşaması bir çok kişi tarafından merak edilir. İşte dev kulelerin yapılışı...

 

KULE NEDİR?

Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı anlamına gelen "kule" isminin aslı Arapça “kulle” kelimesinden gelmektedir. Uçları sivri olarak biten piramit şeklindeki yapılar yüksekliklerine rağmen kule olarak adlandırılmazlar. Kule kelimesinde daha çok bir “kale”lik anlamı aranmalıdır. Buna göre piramit ve ziggurat tipi yapıları kule olarak adlandıramayız.

Kule, çok farklı amaçlar için birbirlerine benzer şekillerde günümüze kadar yapıla gelmiştir. Bu vazgeçilmez yapının çeşitleri arasında bir tanesi vardır ki; özellikle ortaçağ savaşlarında çok kullanılmıştır. Bunlar, kaleleri yıkmak, korunaklı surlara çıkarma yapmak için kullanılan, tekerlekler üzerinde hareket edebilen “hücum kuleleri”dir. Büyük İskender'in meşhur generali Antigonos’un da oğlu olan Demetrius Poliorcéte tarafından icat edildiği söylenen bu kuleler ahşaptan yapılma kare planlı, çok katlı, dışı zırhla veya kalın hayvan derileriyle kaplı piramidal gövdeli idi. Saldırılarda surların yanına kadar yanaştırılan bu kulelere büyük taş ve gülleler atan mancınık gibi diğer silahlar yerleştirilebiliyordu. Ayrıca her katta hasar gören duvar hizasına göre rampa edecek mekanizma ve askerler bulunuyordu.

Kule, boyu eninin en az iki katı olan, herhangi bir yapı malzemesinden yapılmış yapıdır. İlk ortaya çıkış nedenleri düşmanları önceden görüp, korunmak olan kuleler zamanla; alçakta bulunan yerler su dağıtımı, sanat eseri, yerleşim, gözetleme, turistik amaçlar ile de kullanılmıştır.