23 Ağustos 2019
  • Istanbul 25.56°
  • Ankara 19°
  • Izmir 27.22°
İmsak 04:40
Güneş 06:14
Öğle 13:12
İkindi 16:57
Akşam 20:00
Yatsı 21:27
BIST95.394
Dolar5,7723
Euro6,4017
Altın277,70

Çocukluğumun Bayram Kokusu: Tütün Kolonyası

Sema Çalışkan
08 Ağustos 2019 Perşembe 09:36


Hümeyra'nın çok sevdiğimiz Kördüğüm şarkısında ne diyordu;
'Öyle uzak ki yerim 
Uzakları aşıyor 
Bütün özlediklerim
Benden ayrı yaşıyor'

Yine bu şarkı çalıyor ve ben yine annemi özlüyorum. Annem, gün içinde bana bazen öyle güzel mesajlar atıyor ki durduk yere, o an herşeyi ama herşeyi bırakıp, mesafeleri aşıp koşarak ona sarılmak istiyorum... Dünyada ne yaparsak yapalım sadece annemiz bizden vazgeçmez, sadece o konuşmasak bile bizi anlar değil mi? 

Her bayram öncesi, üzerime yüklenen bu aşırı duygusallık, farkındalık ve kimi zaman hüzün, hayatımın geri kalanını, annemin dizlerinde, saçımı okşatarak geçirme hayalimi zirveye taşıyor. Ne çare, koşturup durduğumuz şeyler, hayat gailesi, sevdiklerimizle aramıza ilmek ilmek mesafeler örüyor, sökemiyoruz. Onlara kavuşamamızın tesellisini de yine onlar veriyor.. Seni dünyaya getiren, dünya ile arandaki rabıtaya müdahele edemiyor. Sana da özlemenin yumağını dağlar kadar büyütmek kalıyor.

He evin mutlaka bayram düzeni vardır. Erkekler bayram namazına gider, kadınlar kallavi bir kahvaltı sofrası hazırlar, namazdan dönünce o masanın etrafı aile bireyleriyle şenlenir, sevgi dolar taşar. Bizim evde de düzen böyledir... Kurban etiyle yapılan kahvaltının tadı, öbür bayrama kadar damakta kalır. En güzel giysiler giyilir, Barış abiden şarkılar açılır ve ev tütün kolonyası kokar.
Babam limon değil de hep tütün kolonyası alır bayramda. O da kendi çocukluğuna böyle gider. O yüzden bayramın kokusu bende hep tütün kolonyasıdır, bayramın kokusu hep babamdır.


Bir yerde okumuştum, 'çok hızlıysan, hayat seni yavaşlatmak için durmanı sağlayacak şeyler çıkarır karşına.' 
Bazen durmayı ister çünkü insan, sadece durmayı. Hayatın akışındaki hızına kapılmadan, bir yerlere yetişmeye çalışmadan, kimseden hesap sormadan ve kimseye hesap vermeden sadece durmak... Bunu kendi kendimize yapmanın mümkün olmadığını bilir de, bizi durduracak şeyler sunar. Bunu ya canımızı acıtarak yapar ya da sevince boğarak.. İşte bayramlar bu eslerin harika zamanlamalarıdır.

Şimdiki zamana, tahammül edilmesi gereken geçici bir rahatsızlık olarak bakıyorum bazen. Sanki daha iyi bir yaşam, daha iyi bir iş, daha iyi bir ev, daha iyi bir eş, daha iyi bir kafa.. bir yerlerde beni bekliyor. Ona nasıl ve ne zaman ulaşacağım hakkında ise en ufak bir fikrim yok ama beklediğine olan inancım tam.

Böyle düşününce sabrın ve temenni etmenin ehemmiyetine sıkı sıkıya sarılıyor insan. Dudağının kenarına minicik bir tebessüm sığdırıyor ve dalıyor uzaklara.

Kızılderililer, fazla yürüdükleri zaman hemen bir ağaç bulur, altında oturur ve beklemeye başlarlarmış. Onlara neyi bekledikleri sorulduğunda şöyle cevap verirlermiş; bedenimiz hızlandı, ruhumuz geride kaldı, ruhlarımızı bekliyoruz.

Sahi biz hiç ruhumuzu bekledik mi? Ya da bedenimizin ruhumuzu bıraktığı yerin ne kadar ilerisindeyiz? Bir çınarın altında oturup en son ne zaman derin ve tadı damağımızda kalacak kadar iyi nefes aldık. Kırdıklarımız, unuttuklarımız, ihmal ettiklerimiz, ümit verdiklerimiz, takvimin hangi yaprağında kaldı? En son ne zaman dolu dolu 'iyi ki varsın' dedik birine? 

Belki bu bayram bir fırsattır, belki o kolonya kokulu baba evi, ruhumuzu bıraktığımız çocukluğumuzu beklemek için durağımızdır. Ben canım ailemi bu bayram ziyaret edemeyeceğim ama bayram ritüelimi asla bozmayacağım. Sabah kalkar kalkmaz Barış Manço'dan o şarkıyı açacağım her bayram yaptığım gibi.. Ve bir sonraki bayramı onlarla
geçirecek olmanın hayali ve ümidiyle, evi babamın kokusuyla dolduracağım.

İyi bayramlar...

 

Twitter: https://twitter.com/semacaliskans 

 

 
 

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.