17 Temmuz 2018
  • Istanbul 28°
  • Ankara 26°
  • Izmir 31°
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
BIST91.630
Dolar4,7897
Euro5,5819
Altın189,735

Cinsiyetsizleştirme Gayreti

Hasan Sarı
08 Mart 2018 Perşembe 18:48

Ha bire saldırıyorlar bize. Tüm değerlerimizi yerle bir etme çılgınlığındalar. Bu durumda kendimize soruyoruz, “Bu adamlar bizden ne istiyor?”

Bu soruya vermediğimiz cevap kalmadı. Galiba bu adamların tek dertleri biz değiliz. Bir cevap daha olmalı. Şöyle ki, “Bu adamların derdi biz değiliz. Kendileri. Yani insanlıklarıyla başları dertte.”

Tabiriyle belalarını arıyorlar. Ama bunu bize sataşarak yaptıklarından tam olarak biz de onların psikolojik hallerini göremiyoruz.

Evet, gerçekten de kendi belasını arayan bir zümreyle karşı karşıyayız.

Çünkü onların tek derdi kalmışa benziyor. O da, “cinsiyetten arınmış bir canlı kılığına bürünmek”.

“Cinsiyetten arınmış bir insan” demedim. Çünkü insanı değerli kılan ona yüklenen cinsiyeti ve bunun özellikleridir. 

Peki, şimdi neler oluyor?

Bir şeyler oluyor ve bu durum insanlığı her geçen gün kuşatıyor. Bu kuşatmanın bir ülkesi veya tek bir hedef milleti de yok. Aslına bakarsanız tüm dünya tehlike altında.

İnsanlığın kaderini ele geçirmenin hevesindeki bir zümre, insanı cinsiyetinden koparmak için canla başla mücadele ediyor. Bu savaşın kelimeleri yine aynı elbette: Özgürlük, daha fazla özgürlük, daha daha fazla özgürlük; özgürlükten de özgürleşmiş bir özgürlük… “Cinsiyetsizlik”.

Peki amaçları ne?

“Eğer kadını kadınlığından, erkeği de erkekliğinden koparmayı başarabilirlerse dünyanın bütün düzeni değişecek. Her sistem çökecek, günlük hayatın tüm ilişkileri değişecek. Bundan etkilenecek ilk kurum aile olacak. Nihai olarak ise din tamamen yeryüzünden silinecek.”

İnsan bir cinsiyete ait olmadığı için dün ile yarının bir değeri kalmayacak. Varsa yoksa her şey bugünün anlık durumuna indirgenecek. Anlık durum şu anlama gelecek: Herkes her zaman haklı olacak. Yeter ki güçlü olmayı başarsın.

Marx’ın tarihsel materyalizmi bile yerle bir edilecek.

Bu bir çılgınlık hatta saçmalık gibi gelebilir. Ama kendi insanlığını dahi hiçe sayan bu gelişmeler günlük hayatımıza çoktan girmiş durumda.

Kimi zaman karşımıza moda olarak çıkıyor, kimi zaman bireysel hak diye, kimi zaman ise teknolojik gelişme diye.

Mesela, hatırlarsınız, bir dönem ODTÜ’de “cinsiyetsiz tuvalet” eylemi gündeme gelmişti. Sonra ise “bedenime dokunma” eylemi. Ne var bunda? Bunlar özgürlükle ilgili denebilir. Ama bu mesele basitçe özgürlük meselesi değil. Bu eylemin içinde yer alanlar de eylemlerinin ne sonuçlar doğuracağını kestiremiyorlar ve olaya yine özgürlük penceresinden bakıyorlar. Ama dediğimiz gibi bu kadar basit değil.

Olay basitçe insanı cinsiyetsizleştirme mücadelesidir.

İnsanın cinsiyet değeri olmazsa ne kadın anneliğini, ne de erkek babalığını kavrayabilir. Böylece son kale aile de yıkılınca insanlık adına ortada kocaman bir “hiç” kalır.

Son dönem modaya baktığımızda erkeklerin daha önce bizim kültürümüzde de hiç olmadığı kadar kadınvari giyindiklerini görmekteyiz. Dar ve kısa pantolon, makyajlı yüz, konuşma tarzının gevşekliği vs.

Bir de ailenin sahip olduğu roller, sosyal sorumluluk ve gönüllülük projeleri gibi etiketler altında kurumlara dağıtılıyor. Yeni doğan bir bebeğin dahi ihtiyaçlarını karşılayacak ve büyüdükçe ona hizmet verecek kurumlar teşvik ediliyor. Ailenin çocuk ile bütünlüğü de zedeleniyor. Anne-baba olmak neredeyse biyolojik bir sürece indirgeniyor.

Kendi insanlığına dahi savaş açan bu güruh bir de yapay zekâ gibi teknolojik gelişmeyi de gündeme aldı. Şimdi ne olacak? İlk defa bir robota vatandaşlık verildi. Suudi Arabistan Sophia adlı robota 2017 yılında vatandaşlık verdi. Devam eden süreçte robotlarla evlilik de gündeme gelirse buna da şaşmamak lazım.

Kadın ve erkeğin cinsiyetsizleştirilmesi basit bir konu değil. Her ne kadar biz abartıyor gibi gözüksek de birileri bu konuda çoktan harekete geçti. Üstelik bunu en masum sözlerle, temel hak ve özgürlüklerle ilişkilendirerek yapmaktalar. Kadının kadınlığıyla,  erkeğin erkekliğiyle oynayarak cinsler arası rolleri değiştirerek dünya düzenini de değiştirmeyi hedefliyorlar.

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.