Büyük Satranç Tahtası

Hasan Birgül
15 Ekim 2020 Perşembe 10:44

Türkiye’de dizilerde oyuncu tanıtımlarından sonra şöyle bir açıklama vardır. Bu Dizideki Kişiler ve Kurumlar Tamamen Hayal Ürünüdür. Ben de farklı bir giriş yapmak istiyorum bu yazıma; kaleme aldığım bu yazı tamamen gerçek bir araştırmaya dayalıdır. Saygıdeğer okurlar;

Dünyanın en önemli stratejileri arasında ismi sayılan Brezezinski ABD'de 1977-1981 yılları arasında Jimmy Carter’ın Ulusal güvenlik danışmanlığını yaptı. Huntington’la’ birlikte çalışarak, 43 sayfalık gizli bir bülten yazdılar. Bu bültende gelecek yönetimin 10 önemli dış ve ulusal güvenlik politikası hedefi açıklanıyordu. Soğuk savaş sonrası ABD politikasını çizenlerden biri olan Brzezinski’nin “Büyük Satranç Tahtası” kitabında, Azerbaycan’ı ve bölgeyi nasıl anlattığına bakarsak en önemli kısmı görmüş olacağız. Brzezinski, Azerbaycan, Hazar Havzası ve Orta Asya zenginliklerini içeren şişeye giriş sağlayan yaşamsal önemdeki tıpa olarak tanımlanabilir demiştir. Kitapta ayrıca bölgenin enerji zenginliklerine atıfta bulunulmuştur.

Şimdi bilindiği üzere Dağlık Karabağ meselesi, uluslararası ilişkiler literatüründe, dondurulmuş sorunlar olarak yerini almaktaydı. Hatta Karabağ, Filistin, Bosna meseleleri dünyada ki etnik aktif volkanlar olarak nitelendiririz. Giriş için daha doğru bir cümle olacaktır. Zira bu üç dondurulmuş sorun, özellikle küresel güçlerin Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Avrupa Birliği gibi güçlerin bölge üzerindeki siyasetlerini sürdürmede bu sorunları bir enstrüman aracı olarak kullanmakta olduğunu net bir açıda görmekteyiz.  Türkiye'nin çevresinde yaşanılan meseleleri tek tek ele alırsak yanlış olur ve o zaman büyük resmi görememiş oluruz. En büyük hatamız konuları tek bir çerçeve üzerinden değerlendirmek halbuki; olaylara geniş bir yelpazeden bakarsak küresel oyunu daha iyi yorumlarız.

Türkiye’nin de yer aldığı Jeopolitik oyuncular bölgedeki sürece şimdiden akbabalar gibi, üşüşmüş durumdalar. Bu arada; Türkiye'nin Libya'da vermiş olduğu mücadeleyi, Doğu Akdeniz'de ve adalar denizinde özellikle, Ortadoğu'da Suriye'nin kuzeyinde vermiş olduğu mücadele, Kuzey Irak Bölgesinde yapmış olduğumuz Pençe-Kartal Harekâtı, Kara ve Hava Harekatları, operasyonlar ve bugün Kafkasya 'da vermiş olduğumuz mücadeleyi de bir bütün olarak yani birbirinin devamı olarak görmemiz gerekmektedir. Sonuçta bu mücadele; Türkiye'nin merkezi coğrafyasını içeren 5 Ana Denizin kontrolü mücadelesidir.  Bunlardan biri Karadeniz, diğeri Hazar denizi, Akdeniz, Kızıldeniz ve Arap denizi işte bu hakimiyet mücadelesi 5 deniz etrafında dönmektedir. Ve ortasında Türkiye Cumhuriyet’ini görmekteyiz.

Fotoğrafa geniş kapsamlı baktığımızda Amerika Birleşik Devletleri'nin Büyük Ortadoğu Projesi ile Rusya'nın Büyük Avrasya projesi yani BAP ile BOP mücadelesinin savaşını görmekteyiz bölgede. Biri Hazar ve Kafkasya üzerinden Ortadoğu'ya hâkim olmaya çalışıyor ki bu Rusya, diğer taraftan Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Afrika'dan kontrol alanı oluşturmaya çalışıyor. Azerbaycan ve Ermenistan meselesini buradan değerlendireceğiz. 

Azerbaycan ve Ermenistan arasında süre gelen bu 30 yıllık mücadele bugün neden bu noktaya geldi. Ermenistan BM'nin Dağlık Karabağ Azerbaycan toprağı saymasına rağmen burada 30 yıldır işgalci olarak bulunmakta fakat buna ne Amerika ne de Rusya sesini çıkartmamakta burada demek ki bu bölgenin sorunlu bölge olmasının sağladığı avantajlar var özellikle; Rusya açısından şimdi Rusya bu meselenin taze kalmasını, sorun olarak kalmasını ve istediği zaman Ermenistan ve Azerbaycan üzerinde kullanmayı tercih etmektedir. Hatta Karabağ meselesini Azerbaycan devleti üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sallamayı hedeflediğini görebiliyoruz.

Özellikle Tovuz saldırısından sonra fitil ateşlendi. Tovuz’un coğrafyasına baktığımızda Tovuz enerji nakil hatlarının geçtiği kritik bir bölge, ayrıca demir-ipek yolu dediğimiz, Bakü, Tiflis, Kars demiryolunun geçtiği yeni ipek yolu projesinindi demir yolu bağlantısının olduğu bir köprü bunu bile bile hedef alınması açıkçası manidar, Ermenistan'ın kaybedeceğini bile bile bu savaşa girmesi neden? Bunu Kim İstedi? Sorular belli aslında cevaplarını da net bir şekilde görebilmekteyiz.

Rusya burada ABD'nin ‘’Trans Kafkasya’’ yani Hazar havzasına girmemesi adına bir politika yürütüyor. Bu zaten soğuk savaş sonrası Putin'in izlediği önemli bir uluslararası politika ve diğer taraftan ABD'nin Basra körfezinden sonra en bereketli enerji kaynaklarına sahip olan Hazar Havzasına girerek ve bu Hazar havzasında önemli bir üs elde ederek hem Rusya'ya bir nefes mesafesi kadar yakın olmak istiyor.

Diğer taraftan İran'a yakın olmak istiyor. Ve Çin'e yakın olmak istiyor. Ve bunu yapacağı en uygun coğrafyada ‘’Azerbaycan’’ topraklarıdır.

 Asıl amaç; ABD'nin Hazar'da stratejik bir üst elde etmesidir. Türkiye'nin bölgede etkin bir varlığının olması ABD ve Rusya tarafından zorluk olarak nitelendiriliyor. Fakat Türkiye her blokta olduğu gibi burada Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında ve stratejik olarak bölgede yerini alacaktır. Rusya, ABD'nin burada bir egemenlik kurmaması adına elinden geleni yapacaktır. ABD burada’’ Trans Kafkasya’’ hattından bir geçiş sağlamak istiyor. Yani Uluslararası strateji belgelerine baktığımız zaman geçmişten bugüne ABD’nin bir bölge seçip girip ve kalamadığı tek deniz ‘’Karadeniz'’ dir. Ve bütün bu jeopolitik dengeyi de Karadeniz'e girmek ve üs sağlamak adına gerçekleştiriyor.

Kafkaslar; kültürel, etnik ve dini anlamda en az Ortadoğu kadar karmaşık bir coğrafyadır. Bölgede nelerin çıkacağını hangi piyonların öne sürüleceğini kestirmek zordur. Türkiye’nin Kafkasya’ya erişiminden hazzetmeyenler listesine İran’ı da gönül rahatlığıyla ekleyebilmekteyiz. Diaspora nüfusu içinde önemli ağırlığı olan Ermeniler, İran’ın dış ticaretinde ciddi lobi gücüne sahiptir, bu bilgi notunu eklemesem olmazdı. Kafkasların ve KGB’nin abisi Putin’in niyeti nedir, pek anlaşılamadı fakat Dışişleri Bakanı Lavrov’la Ermenistan ve Paşinyan için ters düştükleri çok açık bir şekilde gözlemlenmektedir.

Celal Arslan

Dövizin Önlenemeyen Yükselişi

Adem Kılıç

Fransa'nın Yüzünden Batı'nın Makyajı Akıyor!

Talha Arslan

Fener’in Rüzgarı, Fırtınayı Süpürdü!

Erdal Şimşek

CHP’de Neler Oluyor?

Efdal Öztürk

Turunç Rengi Bir Mevsim Sır Veriyor

Hasan Birgül

Zihinsel Tedavi Süreci