Son Dakika Coronavirüs Haberleri Korona Yaz 8119'a Gönder 10 ₺ Bağışta Bulun

Bursa’nın Fethi: Göçebe’nin Medeniyete Karşı Zaferi Mi?

Mehmet Hakan Kekeç
09 Nisan 2020 Perşembe 12:30

Güncel siyasal meseleleri ve tartışmaları hakkıyla kavrayabilmek için yapılacak en iyi işlerden biri, güncel olandan sıyrılmaktır. Borges günlük gazete okumazmış mesela. Enis Batur, “Birileri ördek tüyü üzerine de çalışmalı” dediğinde, günceli aşmanın günlük olana faydasını kast etmişti. Oysa güncele sıkışıp kalmak, hamasi ve eksik bir algı oluşmasına neden oluyor. Ben de bugünlük, biraz tarihe uzanayım diyorum… Osmanlı Kuruluş Dönemine… 6 Nisan Orhan Bey’in Bursa’nın fethi yıldönümüydü mesela, işte bana güzel bir bahane. Birileri de Bursa’nın fethi ile ilgilenmeli, öyle değil mi?

***

Tarih ilmi sorularla ilerler. Soralım öyleyse, Bursa nasıl fethedildi? Ve bu soruya verilecek cevabın bizler için önemi nedir? Salgından önce, Fatih’te bir kitapçıda, 20’li yaşlarının başında bir çocuk yanıma geldi. “Ben burada çalışıyorum, en çok tarih kitaplarına baktınız, tarihçi misiniz?” diye sordu. “Henüz değil” dedim, “ama az buçuk anlarım, en önemlisi, severim”. Neden ‘henüz değil’ dedim, bu sorunun cevabını konumuzdan uzaklaşmamak adına sonraya bırakıyorum. “Ben anlamıyorum…” dedi çocuk, “olmuş bitmiş işte, ne önemi var?” Tarihçilerin en çok karşı karşıya kaldığı klişelerden biri de bu tepki olmalı: Olmuş bitmiş, bize ne.

Birileri sürekli gündemi konuşup dursun. Birileri de ördek tüyü üzerine çalışmalı. Birileri de tarih. Amerikalı tarihçi Gibbons, 20.yy başında yazdığı kitabında, Osmanlı’nın tamamen bir ‘post Bizans projesi’ olduğunu iddia etmişti. Tezi şuydu: Göçebe Oğuz Türkleri nasıl olur da böylesine cihanşümul bir imparatorluğun temellerini atabilirdi ki? Bu işi yapsa yapsa vergi yükünden kaçmak için Müslüman olan Bizanslı rumlar yapmıştır! Bu tezin ardından gelecek yeni cümle şuydu: Demek Türkiye’nin egemen bir devlet olmasını gerektirecek bir geçmiş ve altyapısı yok. Birileri de ördek tüyü üzerine (tarih) çalışmasaydı (mesela Fuad Köprülü) bu tez hiçbir zaman çürütülemeyebilirdi. Bazı zaferleri masa başında kazanmak gerekir.

***

İmge Yayınları’ndan çıkmış bildiri derlemelerinden müteşekkil “Osmalı Devleti’nin Kuruluşu: Efsaneler ve Gerçekler” adlı kitapta Mehmet Ali Kılıçbay hoca, ortaya bir soru atıyor (söyledim, tarih ilmi sorularla ilerler): Osman Gazi bir devlet kurduğunun (ya da belli bir şuurla bir devletin altyapısını hazırladığının) farkında mıydı? Kılıçbay hoca kendi sorusuna “Bunun cevabı hemen hayırdır!” diyor. Çünkü bu iş göçebe işi değildir… Peki… Sahip olduğunuz siyaset bilimi ya da antropoloji size geriye doğru böyle bir okuma yaptırabilir. Bana göre her masa başı yapılan tespit gibi eksiktir. Fakat adım adım Doğu Marmara coğrafyasında gezerseniz, Osman Gazi’nin en başta belli bir ideoloji ve şuurla hareket ettiğini fark edersiniz.

Doğu Marmara’da nesilden nesile aktarılan Süleyman Şah efsanesinden ilham alarak, Osman Gazi, İznik’in fethini gerçekleştirmek istemiş ve Oğuzların Bitinya merkezli yükselen Anadolu hakimiyetini ihya etmek istemiştir (İlk kroniklerde Osman Gazi -yanlış olduğu biline biline- Süleyman Şah’ın torunu olarak gösterilir). Size tarihle ilgili sorulara en iyi cevapları coğrafya verir. Osman Gazi’nin -sadece göçebe yağması- olarak okunan ilk fetihleri, hep İznik bağlantıları üzerindedir. 1331 tarihinde fethedilen İznik’in geri karakolu durumunda olan Keşiş Dağı eteklerindeki Bursa kenti de, bu planın en büyük halkası olarak 1326 tarihinde Orhan Gazi tarafından fethedilmişti.

***

Türkiye’nin temellerinin belli bir ideoloji ve egemenlik şuuru ile atıldığının (yani salt bir göçebe yayılmacılığının sonucu oluşmadığının) tespitini yapmak önemlidir. Devletlerin egemenlik haklarını “Uygar batı ve uygarlaşamamış öteki” üzerinden okuyan modern sosyal bilimciler, emperyal iddialarının alt yapısını bu yolla hazırlıyordu. Hem bu iddiaların tümünü masaya yatıran ve antitezlerini sunan Cemal Kafadar hocanın ‘İki cihan aresinde’ adlı kitabını okuyunuz. Osman Gazi’nin belli bir ideoloji ve şuurla hareket ettiğini gösteren coğrafya üzerinden bilgilere erişmek için de Raif Kaplanoğlu’nun Osmanlı Kuruluş çalışmasını öneririm.

Mehmet Hakan Kekeç

Yıldırım Bayezid’in Kemikleri Neden Yakıldı?

Ahmet Tezcan

Afedersiniz Ama Siz Aynalı Sazan Mısınız?

Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

Genetiği Değiştirilmiş Doktorlar (GDD)!

Dr. Ömer Aydın

27 Mayıs'ta Türkçe Ezana Direnen Alperen

Halit Emre Aydın

Biz Çocuklar Gibi Şendik, Ama Şenlik Yetmezdi

Erdal Şimşek

İstifa Et Ey Ahmak Bülent Arınç!