Son Dakika Coronavirüs Haberleri Korona Yaz 8119'a Gönder 10 ₺ Bağışta Bulun

Biz Çocuklar Gibi Şendik, Ama Şenlik Yetmezdi

Halit Emre Aydın
15 Mayıs 2020 Cuma 00:28

Çok uzun zamandan sonra ha gayret dedim bırak üşengeçliği de yaz. Kimse yazmadın diye hesap sormadı, yazdığın zaman da kimse teşekkür etmeyecek belki ama yaz, dillendir ki yarın keşke sessiz kalmasaydım deme.

 

Geçen hafta sayın cumhurbaşkanın Sosyal Medyada da birlik olmalıyız çağrısı üzerine, başta Mahir Ünal ve Mücahit Birinci’nin emeği ile akabinde de yerli ve milli diye tanımlayabileceğimiz birçok yüksek takipçili kişinin bu kampanyaya katılması ile twitter deyim yerinde ise Mohaç Meydanına döndü. 2 Gün üst üste önce 750 Bin, sonra 1,1 Milyon gönderi paylaşılarak 4-5 saat içinde twitter ve sosyal medya gündemine oturan bir iş ortaya çıktı. Tam rakamlara hakim olmamak ile birlikte birim zamanda en çok tweet atılan "hashtag" olarak rekor kırılmış olması da oldukça muhtemel.

 

Kimi bu kampanyayı takipçi sayılarını arttırmak için kişisel menfaat devşirmek üzere kullandı, kimi gönülden samimi olarak ben de varım demek adına mesai harcadı. Her ne kadar bazı arkadaşlar bu ve benzeri kampanyaların kişi ve hesapların etiketlenmesi için bir araç olduğunu söylese de, özellikle Milli - Manevi Hassasiyetleri yüksek insanların azınlık zannedildiği twitter dünyasında böyle bir mesaj verebilmiş ve organize olabilmiş olmak önemliydi.  

 

Şimdi bu şenlik halinin asıl bana düşündürdükleri ve bundan sonrası için asıl yapılması gerekenleri dilim döndüğünce, elim yettiğince ifade etmeye çalışayım;

 

Genetiğimize işlemiş olan final coşkusu ile yapılan işlerde motive olup, başarıyı yakalama halini her alanda ve konuda istikrarlı bir biçimde hayatımıza adapte etmeliyiz.  

Ki bunun en yakın ve bilinen örnekleri milli takım ve takımlarımızın uluslararası arenadaki maçlarıdır. Tahmin ederim herkes bana hak verir.

 

Fikrimizi, tavrımızı, sözümüzü artık sakınmadan, sahip çıkarak sesimizi bu platformlarda çok daha gür ve çok daha kavi olarak sürekli çıkaralım.

Bize Tanzimat ile biçilen, cumhuriyet ile dikişleri sağlamlaştırılan, muhafazakar, müslüman, mümin, dindar etliye sütlüye dokunmaz gömleğini 15 Temmuzda çok güzel parçaladık, Sosyal medya da bu gömleğin bize giydirilmesine müsaade etmeyelim. Binlerce takipçisi olan vekillerin, bakanların, yazarların ve hatta utanç ile ifade ediyorum sayın cumhurbaşkanımızın gönderileri takipçi sayılarına göre çok az destek, etkileşim ve rağbet görüyor.  Halbuki karşı cenahın iki kelamı bir araya getiremeyen matematik özürlü yazamaz, çizemez takımının yalanı, dolanı, gazının sesi bile tüm muhaliflerce kutsanıyor, sahip çıkılıyor.

 

Aslında vatandaşını takip etmeyip, sadece siz birlik olun bizi burada tutun diyen siyasetçi abi ablalar da bir çift laf edecektim ama üstad Ahmet Tezcan ağabey o konuyu son yazısında hakkıyla vurguladı.

 

Bizim yörede başka tabirlerle de anlatılsa da edeplisi ile söyleyelim; El Arsasına Yapılan Bina Gecekondu Olur, El Oğlu Sıkılınca Gelir Yıkar.

Bir an önce bir çok meselede ve başlıkta ortaya koyduğumuz iradeyi Yerli Sosyal Medya Platformu ve Yerli Yazılım Meselesinde de koymalı ve erk sahiplerinin de koordinasyonuyla yerli çözümlerimizi üretmeliyiz.

Bu etiketlenme meselesini birçok kişi dile getirdi, hatta abartıp sazan avı diyenler oldu. Her gün hepimiz bir şekilde ama beğenerek ama paylaşarak ama direk fikrimizi gönderi olarak yayınlayarak zaten sosyal medyada, kullandığımız mobil cihazlarla, bilgisayarlarla koca koca dijital ayak izleri bırakıyoruz. Bir etikete mesaj, yorum bırakarak mı etiketleneceğiz. Bunun gerçekten böyle olduğunu düşünen saftır, bunun böyle olmadığını bildiği halde açıktan böyle söyleyen de fitne peşindedir. Mamafih Jack’in veya Mark kardeşin canı sıkıldığı zaman bizi kısıtlayabildiği, hesaplarımızı sadece milli olduğu için kapattığı, Google’ın özellikle seçim zamanlarında arama sonuçlarını manipüle ettiği gün gibi ortadır.

 

Bu bağlamda birilerinin yaptığı gibi başka yazılımların alt yapılarına makyaj yapıp değil, dipten uca mühendislerimizi, iletişimcilerimizi ve içerik üreticilerimizi devletimizin, hükümetimizin bir araya getirip, koordine edip yerli sosyal medya platformu seferbirliğini başlatması gerekmektedir. Tek bir girişimcinin veya tek bir ekibin bu işin altından kalkması mantık, finans ve matematik olarak mümkün değildir. Nasıl ki yerli otomobil projesinde ciddi bir organizasyon ile yola çıkıldı ve mesafe alındı. Bu konuda da derhal bir oluşum ihza edilmelidir. Ki otomobil projesine göre çok daha az meşakkatli ve masraflı bir yolculuk olacaktır bu.

 

Küçükten büyüğe, kolaydan zora günlük hayatımızı kaplayan bu bilgi teknolojileri çözümlerinin yerli ve millilerini devreye almalıyız.

Tekraren ve defaten, bunun bir kişi, kurum ya da girişimci tarafından yalnız yapılması mümkün değildir, konunun tüm tarafları bir araya getirilmeli ve süratle işe başlanmalıdır.

 

Yerli Programatik reklam çözümleri, yerli sosyal medya platformu, yerli mobil işletim sistemi ve daha niceleri yarının milli egemenlik unsurları olacaklardır.

 

Bugün bilgide, gelecek bilgi de… Türkiye teknoloji ile kalkınacak !

 

Bugün süper güç dediğimiz devletlerin, devletlerden güçlü şirketlerin arkasında bu arge, tasarım üretimi ve pazarlama güçleri yatmaktadır.

 

Türkiye Türkiye’den ibaret değildir ve bizim bu manada yapacağımız her iş, başta geleceğimiz çocuklarımızı, soydaşlarımızı, din kardeşlerimizi bu küresel tasalluttan kurtarmaya atılmış bir adım olacaktır.

 

Ne zaman muvaffak oluruz;

Söylenmeyi bırakıp söylediğimiz, uyuşukluğu terk edip yaptığımızda.

Mehmet Hakan Kekeç

Mitleri Aşan Adam

Ahmet Tezcan

Beş Karışlık Bücür Büyücü

Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

'Uluslararası İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi' Projesi

Erdal Şimşek

Rusya’nın JİTEM’i Wagner’dir

Dr. Ömer Aydın

27 Mayıs'ta Türkçe Ezana Direnen Alperen

Halit Emre Aydın

Biz Çocuklar Gibi Şendik, Ama Şenlik Yetmezdi