Son Dakika Coronavirüs Haberleri Korona Yaz 8119'a Gönder 10 ₺ Bağışta Bulun

Bilgi Toplumunda Önemli Bir Dönemeç: e-Devlet

Prof. Dr. Ulvi Saran
09 Nisan 2020 Perşembe 11:17

Son 50 yıldır merkeziyetçi ve hiyerarşik yapısı, hantal bürokrasisi, aşırı kırtasiyeciliği ve bitmeyen bir senfoniye dönüşen reform girişimleri ile gündemden düşmeyen Türk kamu yönetimi; küresel değişim sürecinin ulaştığı bilgi toplumu aşamasında yeni bir dönemecin eşiğine geldi: Bilgi çağı yönetimi, e-yönetişim, e-devlet ve mobil devlet kavramlarıyla kendisini gösteren bu dönüşüm çizgisi; kamu hizmeti anlayışının temelindeki kavram ve yaklaşımların ve uygulanan yöntemlerin esaslı bir biçimde sorgulanmasını, kamu yönetimi sisteminin örgütlenme ve işleyiş düzenini oluşturan geleneksel yapı ve mekanizmaların ve bürokratik süreçlerin yepyeni bir bakış açısıyla ele alınmasını gerektiriyor.

Türkiye'nin bilgi toplumunu yakalama yarışında yer alma çabaları; 2003 tarihli Acil Eylem Planı kapsamında e-Dönüşüm Türkiye Projesi'nden yola çıkılarak e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun oluşturulmasıyla başlatılmış; 2006-2010 dönemini kapsayan Türkiye Bilgi Toplumu Stratejisi'nin hazırlanması ve buna yönelik Eylem Planı çerçevesinde bir dizi karar ve uygulamanın yürürlüğe konulmasıyla belirgin bir ivme kazanmıştı.

Son dönemde Türkiye'nin e-devlete geçiş sürecindeki örgütlenme ve etkinlikleri; DPT'nin öncülük ve sorumluluğunda hazırlanan Türkiye Bilgi Toplumu Stratejisi'nin getirdiği açılım doğrultusunda ve Başbakanlık bünyesindeki e-Devlet Çalışma Grubu'nun koordinasyon şemsiyesi altında yürütülüyor.

Gündelik hayatı en çok ilgilendiren belli başlı kamu hizmeti alanlarında, işlemlerin e-devlet ortamında yürütülmesine yönelik irili ufaklı projelerin hazırlanmasının yanında; devlet hizmetlerinin internet yoluyla vatandaşlara götürülmesinde elektronik başvuru ve işlem için gerekli teknik ve idari altyapıyı sağlayan e-Devlet Kapısı'nın TÜRKSAT tarafından hazırlanarak uygulamaya sokulması; henüz içerikleri ve işlevsel boyutları açısından somut sonuçlar getirmemiş olsa da bu kapsamdaki başlıca etkinlikler arasında yer alıyor.

Türkİye, e-devlete geçİş sürecİnİn neresİnde?

Birleşmiş Milletler ile Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenen ve 2003 ve 2005 yıllarında 176 ülkenin katılımıyla iki aşamalı olarak gerçekleştirilen Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi'nde; yeni bin yılın temel sorunsalı olarak nitelendirilen bilgi toplumunu inşa etme amacının; aynı zamanda 2000 yılında Birleşmiş Milletlerce kabul edilen 'Bin Yıl Bildirgesi Kalkınma Hedefleri'yle de doğrudan bağlantılı olduğu ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesinin başlıca araçlarından biri olarak işlev göreceği belirtiliyor.

Bin Yıl Kalkınma Bildirgesi'nde yer alan; küresel ölçekte yoksulluğun ortadan kaldırılması, barış ve güvenliğin sağlanması, demokrasi ve iyi yönetişimin yaygınlaştırılması, çevrenin korunması, sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi, insan hak ve özgürlüklerine saygı gibi temel hedeflerin gereğinin yerine getirilmesinde; bilgi ve iletişim teknolojilerinin ve bilgi toplumuna ulaşmanın hayati derecede rolünün bulunduğu vurgulanıyor.

Öte yandan, Avrupa Birliği Konseyi'nin 2000 yılında yayımladığı Lizbon Stratejisi; 2010 yılında AB'yi dünyanın tam istihdama erişmiş en rekabetçi ekonomisi haline getirmeyi amaçlıyor. Stratejinin üç temel ayağından birisi olan rekabetçi, dinamik ve bilgi tabanlı ekonomiye geçiş hedefinin uygulama aracı konumundaki e-Avrupa Girişimi'nin kapsadığı başlıca eylem adımları; bilgi toplumunun temel yapı taşlarının oluşturulması, insan kaynağına yatırım, internet kullanımının özendirilmesi ve internetin daha ucuz, hızlı ve güvenli hale getirilmesi olarak karşımıza çıkıyor.

Dünya milletler topluluğunun bir üyesi ve ayrıca AB ile bütünleşme sürecindeki bir ülke olarak Türkiye'nin, bilgi toplumunu yakalama ve e-devlet hedefini gerçekleştirme yolunda; gerekli ulusal politikaların belirlenmesi, stratejik planların hazırlanması ve eylem adımlarının atılmasıyla ilgili şimdiye kadar hatırı sayılır bir ilerleme kaydettiğini söyleyebiliriz. Ancak, dünya ülkelerinin bilgi toplumuna hazır olma düzeylerini gösteren 2004 Yılı Birleşmiş Milletler "e-Devlete Hazır Olma İndeksi" Raporu'nda Türkiye'nin 178 ülke arasında 57. sırada iken; 2008 yılı raporunda 76. sırada yer alması, bu alanda belirgin bir gerilemeye uğradığını gösteriyor. Kuşkusuz gelinen bu aşamanın, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer alma iddiasını taşıyan Türkiye gibi bir ülke için iç açıcı olduğunu söyleyebilmek mümkün değil.

e-devlet kapısı: Boş kap sendromuna yakalanmamak!

Devlet hizmetlerinin, tek bir internet sayfası üzerinden, basit, sade ve anlaşılır bir dille vatandaşlara, iş dünyasına ve kamu kurumlarına sunulmasını sağlayacak bir platform olarak tasarlanan e-devlet kapısı; bürokratik devletten elektronik devlete geçişin teknik nitelikte ve aynı zamanda simgesel bir başlangıcı sayılıyor. Teknik bir başlangıç olması, hizmet alıcılarının kamu hizmetlerine tek bir kapıdan erişmelerini sağlayan ana dağıtım ve koordinasyon noktası, bu yönüyle de dijital bir geçiş köprüsü niteliğini taşımasından kaynaklanıyor.

Öte yandan e-devlet platformu, verilen hizmetlerin alıcıların istek ve beklentilerine uygun biçimde sunulmasını, geliştirilmesini ve iyileştirilmesini sağlayacak bir işlev üstlenmesi nedeniyle aynı zamanda vatandaş odaklı, katılımcı, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışına uygun kamu yönetiminin oluşturulması yolunda önemli bir adım olarak nitelendirilebilir. Ancak, simgesel bir başlangıç ve hızlandırıcı bir etmen olmasına rağmen, iş bu kapının açılmasıyla bitmiyor. Kapının, tüm kamu hizmetlerinin, hızlı, verimli ve etkili biçimde sunulabilmesine elverişli ve sanal ortamda da olsa tüm kamu kuruluşları arasında yatay ve dikey koordinasyonu ve bütünleşmeyi sağlayacak bir elektronik altyapı oluşturabilmesi için; başlangıç aşamasından sonra ardı ardına bir yığın ikincil ve üçüncül düzeydeki adımların atılması gerekiyor.

Bu kapsamda, e-devlet kapısıyla girilen dijital kamu bürokrasisi içinde gerekli sanal örgütlenme ağının kurulması ve talep edilen kamu hizmetleri itibarıyla başvuru aşamasından sonuç aşamasına kadar geçecek tüm işlem basamakları ve uygulama süreçlerinin işler hale getirilmesi kaçınılmaz gözüküyor.

e-devletİn olmazsa olmazı: Yönetİm zihniyeti dönüşümü

Toplumun; gerek özel, sivil ve kamu kesimlerinin yapılanma ve faaliyetlerinde, gerekse gündelik hayatın her alanında ve iş ilişkilerinde bir bütün olarak bilgi ve iletişim teknolojileri temelinde yükselen örgütlenme ve işleyiş süreçlerine katılımını ifade eden e-dönüşüm; bilgi toplumuna ulaşma hedefinin öncelikli ve en belirgin aşaması...

Ancak, çeşitli toplum kesimlerinin değişime ayak uydurma ve yapılarını gelişen ihtiyaçlara göre yeniden düzenleme konusundaki yetenek ve başarıları birbirlerinden çok farklı sonuçlar ortaya koyuyor.

Özel kesim yeni teknolojileri benimseme, yapılanma ve işleyiş süreçlerine uyarlama konusunda oldukça hızlı bir uyum yeteneği gösterirken; kamu kesimi, tüm dünyada yeniliklere karşı direnç göstermesi, değişim ve dönüşüm hareketlerini başlatma ve sürdürme konusundaki isteksizlik ve yavaşlığıyla dikkat çekiyor. Burada hiç şüphesiz özel kesimin rekabet koşullarına ayak uydurabilme ve varlığını sürdürebilmesinin, yenilikleri yerinde ve zamanında benimsemesiyle doğrudan bağlantılı olduğu gerçeğinin rolü var.

Bilgi sektörünün GSMH içindeki payının ve bilgi sektöründe istihdam edilen nüfusun oranının artması; kişi başına düşen telefon, faks, bilgisayar ve internet bağlantısı oranlarının yükselmesi bilgi toplumunun temel göstergeleri olsalar da; yalnız başına bunların varlığı bir toplumun bu düzeye eriştiği, diğer ifade ile e-dönüşümü gerçekleştirdiği anlamına gelmiyor. e-dönüşümü sağlamanın yolu, özellikle zihniyet dönüşümünü ve buna dayalı olarak kültürel dönüşümü gerçekleştirmekten geçiyor. Bu bağlamda, Türkiye'de internet kullanım oranının 2000-2008 yılları arasında 12 kat artış göstererek nüfusuna göre en çok internet kullanan ülkeler arasında 14. sırada yer alması; bilgi çağını yakalama yarışındaki gerçek yerini göstermede tek başına anlamlı bir gösterge değil.

Ekonomik yapının işleyişindeki insan-araç-mal ya da hizmet ilişkisini, zaman mekân kısıtlarından ve fizikî bağlamdan kopararak internet dünyasının ve web teknolojilerinin sanal ortamına taşıyan teknolojik gelişme düzeyi ve örgütlenme anlayışı; bilgi çağı kamu hayatının düzenlenmesinde belirleyici unsur olan bürokratik yapının bilgi toplumuna ulaşma yolunda benzer bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmesini öneriyor. Bu bağlamda bilgi ekonomisinin yapısal ve işlevsel bütünlüğünün ve etkinliğinin sağlanmasında anahtar rol oynayan müşteri beklentilerine duyarlılık, yatay ve esnek örgütlenme, yenilik arayışı, değişikliklere uyum, hızlı çevresel bilgi ve veri transferi, sektörler arasında uyum ve koordinasyon, stratejik bakış ve öngörü gibi araç ve dinamikler; aynı zamanda bilgi toplumunu yakalama çabasının kamu ayağını oluşturan e-devlete geçiş sürecinin de vazgeçilmez gerekleri olarak karşımıza çıkıyor.

Bir taraftan bilgi ekonomisi toplumun gündelik hayatının çepeçevre şekillendirilmesinde tüm yapı ve süreçleriyle etkisini gösterirken; diğer taraftan kamu hizmetlerinin, internet dünyasının ve web teknolojilerinin sunduğu sınırsız araçlar göz ardı edilerek, devletin geleneksel örgütlenme anlayışı çerçevesinde, katı bürokratik yapı ve işleyiş mekanizmaları eliyle ve yüz yıl öncesinin sistem ve araçlarıyla kişilere götürülmesi söz konusu olamaz. Mal ve hizmet siparişinin bir tuş kadar yakın olduğu, para ve sermaye transferlerinin saniyelerle gerçekleştirilebildiği bir dönemde; hizmet alıcılarının yurttaşlık konumunun gerektirdiği ödev ve yükümlülükleri yerine getirebilmeleri ve sağladığı haklardan yararlanabilmeleri için, her durumda uzun zaman ve maliyet gerektiren bürokratik süreçleri tamamlamaya ve kamu binalarının loş koridorlarını aşındırmaya zorunlu tutulmamaları gerekiyor. Ancak; e-dönüşümü gerçekleştirme yoluyla bilgi toplumuna ulaşmanın; her şeyden önce asıl farklılığın kaynağı olan insan unsuruna ve demokratik katılım ve denetim mekanizmalarına bağlı olduğu unutulmamalı.

Mehmet Hakan Kekeç

Yıldırım Bayezid’in Kemikleri Neden Yakıldı?

Ahmet Tezcan

Afedersiniz Ama Siz Aynalı Sazan Mısınız?

Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

Genetiği Değiştirilmiş Doktorlar (GDD)!

Dr. Ömer Aydın

27 Mayıs'ta Türkçe Ezana Direnen Alperen

Halit Emre Aydın

Biz Çocuklar Gibi Şendik, Ama Şenlik Yetmezdi

Erdal Şimşek

İstifa Et Ey Ahmak Bülent Arınç!