Burdur Gölü'nde vuku bulan alg sayısındaki inanılmaz yükseliş neticesinde göl suyunun renginde farklılaşma ortaya çıktı. MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülle, "Şimdiye değin alg sayılarının yükselişindeki en büyük artış bu sene belirdi. Bugüne değin yaşananların en çoğuydu. Gölün neredeyse bütününde türemiş haldeler" açıklamasında bulundu.
Alg sayısındaki artışın tesirinin 10-15 gün sürebileceğini ifade eden Gülle, bu hadisenin oksijen miktarında düşüşe sebep olması açısından balıkların yaşamları karşısında tehlike arz eden bir durum oluşturduğunu dile getirdi. Burdur Gölü'ndeki endemik balık canlıları ve bu balıklarla beslenen su kuşlarında kayıplar olabileceğinin altını çizen Gülle, şunları dile getirdi:

"Bunun haricinde koku hadisesinin etkisi yükselebilir. Göl sularındaki bulanıklık ve göze hoş görülmeyen şartlar oluşabilir. İdari açıdan şu an itibariyle ortaya koyabileceğimiz bir çalışma yok fakat uzun erimli düşünürsek iki şey tatbik edilebilir. Evvela gölün su miktarı çoğaltılarak tuzluluk oranı yeniden azaltılabilir. İkinci olaraksa, göle giren fosfor miktarına son verirsek, bu bakterinin ortaya çıkması daha az vuku bulacaktır." 

ÖNLEM ALINMAZ GERİ DÖNÜŞÜ ZOR OLABİLİR

Çözüm önerilerini ifade etmesinin ardından sözlerine devam eden biyolojist Gülle, "bu türden doğrudan olmayan metotlar kullanarak tedbirler geliştirilebilir. Bu bakteriler daima gölde yaşayacaklar. Tamamıyla yok etmemizin olasılığı sıfır. Yalnızca elverişli ortam şartlarını kısıtladığımız vakit toplu bir şekilde belirmez, çok daha az tesir nispetinde vücut bulurlar." şeklinde açıklamalar yaptı ve hava sıcaklıkları, sudaki diğer maddelerin tesiriyle alg miktarındaki devasa artışın sene dâhilinde birkaç defa vuku bulabileceğini ifade etti.