İngiltere’de bulunan Northumbia Üniversitesi’nde matematik profesörü olan Valentina Zharkova ve grubu gelecekte küresel iklim farklılıklarının matematiksel olarak tahmin edilmesine olanak sağlayan bir model geliştirdi.

Yapılan bu tahmin, Güneş’in “11 senelik kalp atışı” olarak değerlendirilen verilere dayandırılıyor. Modele göre güneş aktivitesi her sene farklıdır, bu aktivite 10-12 sene süresince devam eden dalgalanmalar gösterir. 172 sene önce bu durumun keşfedilmesinden itibaren, bilim insanları her döngünün nasıl olacağına dair tahminler yürütmek için çalışıyor.

Bilim insanlarının geliştirdiği modelde Güneş’in 2022 senesinde zirve yapacak 25. döngüsünde bir çift manyetik dalganın değerlerinin aniden düştüğü, 2030-2040 seneleri arasında oluşacak 26. döngüsünde ise bu dalgaların birbirlerini bitirerek (maunder minimum), Güneş’in etkinliğinde önemli bir azalmaya sebep olacağı yönünde beklentileri var. 1645-1715 seneleri arasında özellikle Kuzey Yarım Küre’de bir dizi aşırı soğuk kışların meydana geldiği son mini buz çağından itibaren güneş aktivitesinde böylesi bir azalmaya rastlanmamıştı.

Zharkova, bu halin 2021 senesinden başlayarak yeryüzündeki sıcaklığın düşmesine ve 2030 senesinde dünyada mini bir buzul çağının başlamasına sebep olabileceğini ifade ederek şunları söyledi: “Umarım, Güneş’in manyetik döngüleri baz alınarak hesaplanan bu 30 senelik soğuma etkisi dünyadaki kirlilik ve küresel ısınmanın etkilerini bir nebze düşürebilir. Güneş’in iç kısmındaki iki farklı katmandan gelen çiftler halinde manyetik dalga bileşenleri bulduk. Her ne kadar bu frekans biraz farklı ve zamanla dengelenmiş olsa da, bileşenlerin ikisi de ortalama 11 senelik bir frekansa sahip. İki dalgayı birleştirip mevcut Güneş döngüsünün gerçek verileriyle karşılaştırdığımızda tahminlerimizin %97’lik bir tutarlılığa sahip olduğunu gördük.”

Son dakika teknoloji haberleri için aşağı doğru kaydırın.