Galatasaray ile Beşiktaş arasında dün akşam oynana derbi karşılaşmasında sahaya girerek tartışmalara neden olan Kilisli Ahmet Köse Canarslan o anları anlattı.

Beşiktaş'ın gol atığı sırada sahaya girerek tartışmalara neden olan Galatasaray taraftarı Ahmet Köse Canarslan, neden böyle bir eylem gerçekleştirdiğini anlattı. Avcılar'da kuaförlük yapan Canarslan Kilis doğumlu olduğunu belirterek, "Ben bunu gündeme oturmak için değil, sadece gündemde olmayan bir şeyin sesini duyurmak için yaptım. Çok koyu bir Galatasaray taraftarıyım. Kendi passolig kartımla gittim. Galatasaray'dan da özür diliyorum. Çünkü benim Kilis'im zor durumda. Yıllarca ben 'Galatasaray' diye bağırdım. Bir kere de cimbom benim adımı duysun dedim. Kilis'te evlatlar ölüyor, analar ölüyor. Bunu duyan biz ve bizim gibiler, sadece bizler oluyoruz" diye konuştu.

"PLANLI, PROGRAMLI DEĞİLDİ"

Aynı gün Taksim'de Kilis Derneği tarafından düzenlenen gösteriye katıldığını söyleyen Canarslan, "Tam maç 75'inci dakikaya geldiğinde kendimi tutamadım. O gün Taksim Meydanında Galatasaray Lisesinin önünde Kilis Derneğinin gösterisindeydim. Gösteri yaptık ama medyada yine duyulmadı. Ben de maça gittim. Planlı programlı değildim. Maçta kafamı dağıtamadım. Sağa sola baktım hiç bir şey yapamadım. En son dedim ki; ne yapacağım Allah'ım sen bana yardım et belki böyle duyulurum' dedim ve içeri girdim. Ama planlı programlı bir şey yapmamıştım. Sadece tek yaptığım ülkeme milletime Kilis'in ve Kilislinin zor durumda olduğunu göstermekti" şeklinde konuştu.

ÖZÜR DİLEDİ

Yaptığı eylem nedeniyle kamuoyundan özür dileyen Canarslan, "Benim yaptığım eylem güzel bir eylem değil, özür diliyorum. Galatasaray'ın kulübünden, başkanından, seyircisine herkesten özür diliyorum. Ben de koyu bir Galatasaraylıyım. Güzel bir şey değil ama memleketim zordaydı. Psikolojim yerinde değildi. Beni affetsinler ben öyle bir insan değilim. Ben kesinlikle ve kesinlikle maganda, holigan bir insan değilim. Ben 36 yaşımda 3 çocuk babasıyım. Ailemi çok seviyorum. Sadece güzel memleketime üzülüyorum" ifadelerini kullandı.

"O AN ATAK OLDUĞUNU BİLMİYORDUM"

Beşiktaş'ın o anda gol attığının farkına varmadığını söyleyen Canarslan, "O an atak olduğunu bilmiyordum. Atak olduğunu bilsem o hareketi yapmazdım. Sadece o dakikalarda 76. dakikaya yaklaştığını gördüm. 76. dakika yaklaştığı için sahaya girdim. Gol verilmeli miydi? Bütün kurallar 'verilmeliydi' diyor. O gol verilmeliydi. Benim yüzümden iptal olmaması lazımdı, verilmeliydi. Bence doğru karar." dedi.

AHMET ÇAKAR: KURAL HATASI YOK

Dün geceki maçın kahramanı kim ne derse desin Tolga Zengin'di. Şimdi herkes 'buna nereden çıktı?' diyebilir. Cevabı çok basit: Maç sıkışmıştı, dakikalar ilerliyordu, 20 dakika kalmıştı ve maçın kırılma anı geldi. Emre Çolak, bir anda o kadar müsait yerden Beşiktaş kalecisi Tolga ile karşı karşıya kaldı ki işte oradaki bir saniye tüm Türkiye için belki de saatlere bedeldi. Galatasaray golü atsa, Beşiktaş çok şey kaybedecekti. Ama Tolga müthiş kurtardı. Lizbon maçından sonra ağır eleştirilen, gönderilmesi gündeme gelen Tolga, 1 saniyelik hareketiyle belki de şampiyonluğu getirdi. İlk yarıda müthiş istekli bir Galatasaray izledik. Aylardır bu kadar hızlı basan, mücadele eden bir Galatasaray yoktu. Beşiktaş'ı bozdular. Ama ikinci yarı zaten fizik olarak yetersizdiler ve oyundan düştüler. Top ikinci yarıda sürekli Beşiktaş'ın kontrolündeydi. Siyahbeyazlı takım maçta üstünlüğü ele aldı ama pozisyon bulmakta çok zorlandılar. Yukarıda da dediğim gibi kırılma noktası Emre Çolak'ın karşı karşıya kaldığı anda Tolga tarafından kurtarılan toptu. Ve bu dakikadan sonra futbolda yıllardır işleyen ilahi alışkanlık yine gerçekleşiverdi. 'Atamaya atarlar' derler. Dün gece de öyle oldu. Emre Çolak kaçırdı, birkaç dakika sonra da Oğuzhan, sonradan oyuna giren Cenk'in önüne çok iyi bir top bıraktı. Cenk de ortadaki Gomez'e bırakıp 'al da at' deyiverdi. Sonuçta Beşiktaş şampiyonluk yarışında hem çok önemli bir virajı döndü hem de iki hafta kala büyük bir avantaj sağladı. Golden birkaç saniye önce sahaya manasız bir şekilde bir taraftar girdi. Üzerinde siyah-beyaz giysiler vardı. Bu esnada da Beşiktaş golün başlangıcındaydı ve hemen akabinde de gol geldi. Herkes soruyor, 'kural hatası var mı?' diye. Hayır yok. Böyle durumlarda avantaj beklenir, pozisyon biter, ondan sonra gerekirse maç durdurulur. Hakem Mete Kalkavan, çok iyi niyetli ve düzgün bir insan. İyi de hakem. Dün gece Türk Telekom Arena'da her ne kadar bazı faul ve kart hataları yapmış olsa da iki takıma da eşit davrandı diyebiliriz. Böylesine zor bir maç için de performansını ben başarılı buldum.