Kulak sağlığı açısından kulak içine giren her madde gibi su da büyük tehlikelere yol açabilmektedir. Özellikle yüzücü olanların bu konuda oldukça bilinçli olmaları gerekmektedir. Bilinçli bir şekilde yüzme işlemi gerçekleştiği zaman kulaklarında zarar görmesi büyük oranda engellenmiş olacaktır. Bu durum kulak tıpası kullanan yüzücüler için de aynı oranda geçerli olmaktadır. Kulağında ağrı, akıntı, kaşıntı, işitme azlığı yakınması olan kişiler mutlak suretle kulak burun boğaz hekimlerine müracaat ederek, önce etkenin ortaya konması ve bunun sonucunda uygun tedavinin başlanması konusunda yardım almalıdır. Akıntı olan kulaklarda kulak zarları kontrol edilmelidir. Akıntının sebebi orta kulak enfeksiyonu sebebiyle olan zar delinmesi olabilir.

Kulak sağlığını korumanın bir çok yolu bulunmaktadır. Kulaklarda bulunan bariyerler sayesinde de kulaklarımız kendini çok iyi muhafaza edebilmektedir. Fakat yaş aldıkça bu bariyerler oldukça zarar görebilmktedir. Zarar gören kulakların daha fazla hasara maruz kalmaması için ise uygulanması gereken bazı önlemler bulunmaktadır. Dış kulak yolu enfeksiyonlarında kulağın karıştırılması, suyla özellikle havuz suları sık temas rol oynayabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonu, rinit ve sinüzitler, alerji, geniz eti büyüklüğü ve östaki borusunun iyi çalışmaması gibi etkenler orta kulak enfeksiyonları için zemin oluşturabilmektedir. 

Özellikle uzmanlar kulak temizliği yapılırken oldukça dikkatli olunmasını öneriyor. Kulakların içerisine giren her materyal kulak bariyerine de zarar vermektedir. Kulak dışarıdan gelen mikroplara karşı zaten bir kalkan görevi görmektedir. Kulak içerideki mikropları bir salgı yardımıyla dışarı atmaktadır. Bu durum kulağın dışında mikrop salgılarının birikmesine sebep olmaktadır. Bu salgı kulak dışındayken de kulağın içerisine herhangi bir materyal girmesi oldukça zararlıdır.