Dolabınızdan eklenmiş yağ, şeker içeren besinleri çıkarın ve taze, sebze meyveler ile doldurun.

Pişirirken yağda kızartma, kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu ısıda pişirme yöntemlerini kullanmaya özen gösterin.

Izgaranızı sadece et, tavuk ve balık için değil, sebzeler için de kullanın.

Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve, az miktarda pekmez veya evde yapılmış hurma şurubu kullanabilirsiniz.

Yemeklere lezzet vermek için sadece yağa ve sosa odaklanmak yerine sebzeler ve baharatlarla farklı tatlar yaratmaya çalışın.

Sosları ve çorbaları krema yerine sütle deneyebilirsiniz.

Meyvelerin suyunu değil, mümkünse kendisini tüketin.

Ama eğer katı meyve veya sebze sıkacağı kullanıyorsanız da çıkan posayı keklerin içine koyarak lif alımınızı arttırabilirsiniz.

Beyaz ekmek yerine tam buğday, tam çavdar gibi tam tane tahıllı ekmekleri, pirinç yerine bulgur tercih edin.

Tam tane tahılların içerdiği lif ve proteinler daha yüksektir. 3 yemek kaşığı bulgur 1 ince dilim ekmeğe eşittir.

Hamurlu ve yağlı tatlılar yerine meyveleri fırınlayın ya da kuru meyvelerle tatlı yapmayı deneyin.

Tarçın şeker ihtiyacını azaltır. Tatlılarınıza, meyvelerinizin, bitki çaylarına ve sütünüzün içine ekleyebilirsiniz.

Farklı besinlere mutfağınızda yer verin, chia tohumu, kinoa, karabuğday, pancar, avokado, hindistan cevizi yağı...

Daha önce kullanmadığınız besinlere mutfağınızda yer açın ve denemeye başlayın.

Örneğin; yulaf, chia tohumu, yumurta beyazı ve kuru meyvelerle kendi müslinizi hazırlayabilirsiniz.

Fındık ceviz, badem veya keten tohumu da ekleyebilirsiniz.

İçecek seçimlerinize özen gösterin.

Yüksek şeker içeren içecekler yerine mutfağınızda ayran, maden suyu gibi sağlıklı içeceklere yer açın.

Farklı yağ kaynaklarını dengeleyerek kullanmaya özen gösterin.

Zeytinyağı, avokado, Hindistan cevizi yağı, keten tohumu gibi yağ kaynağı besinleri gün içinde dengeleyerek tüketebilirsiniz.