Kur´ân iki şifadan söz eder. Birisi bal, diğeri de Kur´ân´ın kendisi. Bal, maddi bir şifa kaynağı iken, Kur´ân hem maddi hem manevi bir şifa kaynağıdır.

Üç surede, üç farklı âyette Kur´ân kendisini bir "şifa" kaynağı olarak anlatır:

"Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerin derdine şifa, mü´minlere hidayet ve rahmet gelmiştir."

"İman edenler için o hidayet ve şifadır."

"Biz Kur´ân´dan mü´minlere şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz."

Kur´ân´ın davetine uyanlar şifayı tadıyorlar, anlıyorlar ve yaşıyorlar. Çünkü Kur´an bu özelliğiyle insanlığın en büyük yaralarını tedavi ediyor. İman ederek Rabbini tanıyan insan sahibini, malikini ve mabudunu buluyor, vahşetten, dehşetten ve bütün korkulardan kurtuluyor.

Kur´ân´dan istifade etmede örnek ve rehber olan Peygamberimiz bu konuda da bir öncülük ediyor, yol gösteriyor, bizzat kendi uygulamalarıyla ders veriyor.Peygamberimiz bazı sureleri özellikle kendi hastalığına karşı okuduğu gibi, aile fertlerinden birisi hasta olunca da okurdu. 

Peygamberimizin hanımı Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

"Ailesinden birisi hastalandığı zaman Resulullah (a.s.m.) Muavvizatı (Felak ve Nâs Sûrelerini) okuyarak onun üzerine üflerdi. Vefatıyla sonuçlanan hastalığa yakalandığında bu sureleri okuyup onun üzerine üflemeye ve kendi eliyle meshetmeye başladım. Çünkü onun elinin bereketi benim elimden daha fazlaydı."

Yine Hz. Aişe´nin anlattığına göre, Peygamberimiz her gece istirahate çekileceği zaman İhlâs ve Muavvizeteyn sûrelerini okuyup avuçlarına üfler, sonra ellerinin yetişebildiği yere kadar vücudunun her tarafını meshederdi. Hadisin devamında, "Sonra Resulullah hastalanınca ona böyle yapmamı bana emrederdi" diyor.

Peygamberimizin sözünü ettiği bir diğer şifa suresi, hepimizin bildiği Fâtiha´dır. "Fatiha her türlü hastalığa şifadır" buyuran Allah Resulü maddi/manevi bütün hastalıklara karşı Fatiha´nın okunması gerektiğini tavsiye eder.