Avrupa Komisyonu’ndan gelen talep üzerine EFSA Gıda Zincirindeki Bulaşanlar Bilimsel Paneli, kayısı çekirdeğinde veya kayısı çekirdeğinden elde edilen ürünlerde bulunan amigdalin maddesiyle ilgili 27 Nisan 2016 tarihli bir görüş yayınladı.

Siyanür zehirlenmesi bulantıya, ateşe, baş ağrısına, susuzluğa, uyuşukluğa, asabiyete, eklem ve kas ağrısına ve düşük kan basıncına neden olabiliyor, aşırı vakalarda ise ölümcül olabiliyor.

Çalışmalara göre vücut ağırlığı (kg olarak) başına 0,5 ile 3,5 miligram (mg) siyanür ölümcül olabilir. EFSA Gıda Zincirindeki Bulaşanlar Bilimsel Paneli, bir defaya mahsus maruz kalma için güvenli seviyeyi (Akut Referans Doz, ARfD olarak biliniyor) vücut ağırlığı (kg olarak) başına 20 mikrogram (0,02 mg) olarak belirledi. Bu miktar, bildirilen en düşük ölümcül dozun 25 kat altında.

EFSA uzmanları, bu sınırlara ve ham kayısı çekirdeklerinde bulunan amigdalin seviyelerine dayanarak, yetişkinlerin ArfD’yi aşmadan 3 küçük kayısı çekirdeğini tüketebileceğini söylüyor. Küçük çocuklar içinse bu miktar 60 mg, bu da küçük bir çekirdeğin yarısına denk geliyor.

Kayısı güvenle yenebilir

Kayısı meyvesini normal bir şekilde yemek, tüketiciler için bir sağlık riskine neden olmuyor. Sözü edilen çekirdek , kayısının sert çekirdeğinin içinde bulunuyor. Sert çekirdeği kırarak alınan çekirdek içi, meyve ile temas etmiyor.

Avrupa Birliği’nde satılan birçok ham kayısı çekirdeği içinin AB dışından ithal edildiği ve internet üzerinden satıldığı düşünülüyor. Satıcılar kayısı çekirdeğini kanserle mücadele eden bir gıda olarak tanıtıyor. Bazı satıcılar toplumun geneli için günlük 10, kanser hastaları için ise günlük 60 kayısı çekirdeğinin tüketimini teşvik ediyor.