Türk sinemasının efsane oyuncularından olan Eşref Kolçak, geride bıraktığımız günlerde uzun süredir tedavi gördüğü hastanede vefat eden oğlu usta şarkıcı Harun Kolçak hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İşte sevilen oyuncu Eşref Kolçak'ın Işıl Cinmen'e verdiği Harun Kolçak röportajı...

Başınız sağ olsun. Evlat acısının üzerine acı yoktur derler...

Ben en son 70 yıl önce üzüldüm kızım. En büyük acıyı anacığımı kaybettiğimde yaşadım. Hayatın bittiğini düşündüm. Yıl 1947’ydi. 20 yaşındaydım. Sonra 56 yıllık eşimi kaybettim, şimdi oğlumu... Ne eşim ne de oğlum için üzüntü duydum. Gayet tabii üzüldüm ama anamdan sonra hiçbir acı kalbime ulaşmadı. Kendimi yerlere atıp, paralamadım.

Nasıl böyle güçlü kalabiliyorsunuz?

Bak şunu sakın unutma: Ana rahmine düştüğümüz andan itibaren alnımıza ne yazılmışsa onu yaşarız. Şimdi arıyorlar beni, “Eşref Abi üzüntünü paylaşıyoruz. Beraberiz..” falan. Ya kardeşim... Allah’ın taksiratı... Ne yaparsak değiştiremeyiz.

"EN SON MAYIS’TA GÖRDÜM"

Oğlunuzu en son ne zaman gördünüz?

Hastaneye gitmedim. Onu o halde görmek istemedim. Harun da, “Babam haklı. Beni bu halde görmek istemez” dedi. Menajeri birkaç kez Harun’u görmemi istedi ama “Çocuklar, hayalimdeki Harun nasılsa öyle kalsın” dedim. En son Mayıs ayında Yalova’daki konserinde gördüm. Hali hoşuma gitmedi.

Size söylediği son cümle ne oldu?

"Ben iyiyim. Telefonu doktora veriyorum, doktorla konuş." Son cümlesi buydu. Öleceğini biliyordu. Uzatmak istemedi. İlaçlarını da kasıtlı olarak almıyordu. 15 Temmuz doğum günüydü, birkaç gün sonra da öldü. Ama öldüğünü hissettim biliyor musun?

Nasıl?

Harun, Yengeç burcuydu. O gün mutfağa girdiğimde buzdolabımdaki yengeç mıknastısının yere düştüğünü gördüm. Yerde duran yengece baktım ve 'Oğlan gidiyor' dedim. Nitekim 3 saat sonra gitti. Onu burada, Gemlik’te defnettim. Harun’u anneciğinin kucağına verdim. Zamanı gelince ben de yanlarına yatacağım. Cenazesi kalabalıktı, seveni çoktu...