Yüce Yaratıcı'nın emri ile Hz. İbrahim, eşi Hz. Hacer'i ve daha bebek olan oğlu Hz. İbrahim'i Safa ile Merve tepelerinin bulunduğu yere bıraktı. O zamanlarda Mekke şehrinde kimse yaşamıyordu. Bulundukları bölgede hiçbir insan ve yaşam şartlarını devam ettirecek gereksinimlei bulunmuyordu. Hz. İbrahim eşinin yaına bir miktar hurma ve az biraz su bıraktı. Daha sonra ailesini Allah'a emanet ederek oradan uzaklaştı.

Cenab-ı Hakkın kendileriyle birlikte olduğunun bilincine sahip olan Hz. Hacer durumu kabullenmekte zorlanmadı. Ancak yiyecek yemeğin ve içecek suyun kalmaması onu oğlu için tedirgin etmişti. Acıkmaya başlayan oğlunun ağlamalarına daha fazla dayanamayan Hz. Hacer, Safa tepesine çıkarak gelen giden kimse olup olmadığına baktı. Ardında koşarak Merve tepesine yöneldi. yedi kere tepeler arası gidip gelen Hz Hacer ir ses işitti. Oğlunun ayağı ucunda duran Cebrail imdadına yetilmişti. Büyük bir şiddetle akan suyu görünce Hz. Hacer 'dur, dur' yani zem zem demiştir. İşte Zemzem kuyusunun ortaya çıkma hadisesi budur.Bir çok hastalara şifa kaynağı olan Zemzem, kendini mayalayabilme özelliği ile çoğaltabiliyor.