Yüce Allah, kullarının tövbelerini ve dualarını kabul etmek için bazı hassas ipuçları vermiştir. Bunlardan bir tanesi teheccüd namazıdır. Teheccüd namazı İslam dininde önemli bir yere sahiptir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'e farz olarak kılınmışsada Allah kullarına farz kılmamış ancak teheccüd namazının değerinin arttırmıştır. Gece bir miktar uyuduktan sonra o tatlı uykuyu ve sıcak yatağı bırakmak muhakkak insan nefsine en ağır gelen hadiselerin başını çeker. Nefsin bu arzusunu terk edip gece namaza kalmak kullar için zor olduğundan mükafatı ve dereceside o kadar atmaktadır. Osmanlı Devleti döneminde teheccüd namazının kıymeti ve önemi çok iyi bilinmekte idi. Bu yüzden haremlerde teheccüd namazı farz namaz gibi kılınırdı. Gecenin karanlığını aydınlatma gibi büyük bir kıymeti vardır. İnsanın öldükten sonra kabrinde bir nur olup zifiri karanlığını aydınlatazak olan teheccüd namazı, müslümanların üzerinde daha hassas durması gereken bir konudur. 

Teheccüd namazının faziletini Yüce Allah şu şekilde belirtmiştir: “(Habîbim, yâ Muhammed!) Hem gecenin bir kısmında (uyanıp) da sana mahsus bir fazla (farz namaz) olmak üzere, onunla (Kur’ân’la) teheccüt (namazı) kıl! Tâ ki Rabbin, seni Makam-ı Mahmûd’a (övülen bir makama) ulaştırsın.” (İsrâ, 79). Peygamber Efendimiz farz namaz olarak teheccüd namazını kılardı.