Peygamber Efendimiz’in hayatının her anı ibadetlerle dolu olarak geçirmiştir. Özellikle Ramazanda sahur vaktine dikkat ederdi. Sahur vaktinin feyzi ve bereketinden ümmetinin de istifade etmesini isterdi. Ramaza’nın son on gününde mescide çekilir itikafta bulunurdu. İtikaf amellerin en şereflisi olup Efendimizin itina gösterdiği bir ibadetti. Rasulullah, hiçbir dünyevi menfaat beklemeden sevabını Allah’tan umarak Ramazanı ibadetle dolu geçiren ümmetinin geçmiş günahlarının affedileceği müjdesini vermiştir. Bundan dolayı farz namazlarınsan sonra fazileti en fazla olan namazın gece namazı olduğunu söylemiştir.Ramazanın son on gününde, diğer günlerden daha fazla ibadetlerinin üzerine düşmüş, gecelerini dolu geçirerek ev ahalisini gece ibadet etmeleri için kaldırmıştır.

Efendimiz normalde az yemek yediği gibi Ramazan ayında da bu duruma dikkat etmiştir. Mideyi doldurmak , kalbi zayıflatır ve ibadetlerde uyuşukluk gösterir. İftar saatine yakın olan vakitlerin çok ehemmiyetli olduğunun haberini veren Efendimiz, “Allah her iftar vakti cehenneme girmesi kesinleşmiş kullarını cehennemden âzâd eder. Bu, Ramazan boyunca her akşam tekrarlanır.” Buyurmuştur.

Efendimiz Ramazan ayında hayır ve hasenata normalden daha fazla önem vermiştir. Aynı zamanda ümmetine sadaka vermeyi de tavsiye etmiştir. Ramazan ayında zengin, fakir ayırt etmeksizin kendisini davet eden kimselerin iftar davetlerine icabet ederdi. Kendisi de misafirsiz iftar yapmazdı. Bu ibadetlerinin yanı sıra çocukları sevindirmeyi de ihmal etmezdi.