Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib’in eşi, Hz. Ali’nin (r.a.) de annesi olan Fatıma Validemiz onu kendi çocuğu gibi bilmiş, her şeyi ile bizzat ilgilenmiştir.

Ebû Tâlib’in eşi Fâtıma Hâtun, fazilet sahibi bir insan idi. Peygamber Efendimiz, İslâm ile müjdelendikten sonra Medîne’ye hicret eden bu mübârek hâtunu sıklıkla görmeye giderdi. Efendimiz sadece onun evinde kuşluk uykusuna yatardı.
Fâtıma Hâtun annemiz vefât ettiğinde, Sevgili Peygamberimizin o mübarek gözlerinden yaşlar dökülmüş, “Bugün annem vefât etti!” deyip kendi gömleğinden annemize kefen yapmıştır. Efendimiz cemaze namazını kıldırdıktan sonra onu yalnız bırakmamış yanında bir müddet kalmıştır. Neden böyle davrandığını soran sahabelerine ise:
“–Ebû Tâlib’den sonra, bu kadıncağız kadar bana iyilik eden hiç kimse yoktur! Âhiret’te Cennet elbiselerinden giymesi için ona gömleğimi kefen yaptım. Kabre ısınması için de oraya bir müddet uzandım!”cevabını vermiştir.

ANNEYE EDİLECEK DUA

Sevgili Efendimizin bu kadar çok üzülmesinin nedenini merak edenlere dönerek:

“–O benim annemden sonra annemdi. Kendi çocukları aç durup suratlarını asarlarken, o önce benim karnımı doyurur, saçımı tarar ve gül yağı sürerdi. O benim annemdi!” demiştir. Ardından annemiz için şu şekilde dua etmiştir.

“Allâh seni bağışlasın ve hayırla mükâfatlandırsın! Allâh sana rahmet etsin anneciğim! Sen, benim annemden sonra annem oldun! Kendin aç durur, beni doyururdun! Kendin giymez, bana giydirirdin! En lezzetli nîmetleri bana tattırır, kendi nefsini mahrûm ederdin! Bunu da ancak Allâh’ın rızâsını ve âhiret yurdunu umarak yapardın! Allah ki, dirilten ve öldürendir. O hiç ölmeyendir. Devamlı diri olandır O.

Ey Allahım! Annem Fâtıma binti Esed’i affet. Kabrini genişlet. Ben Resûlünün ve benden önceki peygamberlerinin hakkı için duâmı kabul buyur, ey merhametlilerin en merhametlisi olan yüce Rabbim!” (Hâkim, III, 116-117; Heysemî, IX, 256-257; Ya’kûbî, II, 14)