Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.), aile kavramına büyük önem vermiştir. Onların yetişmesini İslam’a göre ve kendi merhameti doğrultusunda terbiye etmiştir. Manevi dünyalarının gelişmesine ve ahiret hayatına yatırım yapmalarına yardımcı olmuştur. Ahiret hayatlarını düşündüğü kadar onların dünyevi hayatlarını da düşünürdü.

H. Muhammed (s.a.v.), ganimet olarak alınan Nadiroğulları hurmalığından elde ettiği ürünleri satar ve âilesinin bir yıllık ihtiyaçlarını buradan sağlardı. Geri kalan devamını ise Kabe için ayırırdı. Sevgili Efendimiz, bu geleneği hayatı boyunca sürdürmüştür. Bunun yanında ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için develer almıştı. Develer gün boyunca otlatılırdı. Eve getirildiklerinde sütleri sağılır ve akşam gelen misafirlere ikram edildikten sonra kalanını ailesi için ayırırdı.

Ümmü Seleme annemiz, Peygamber Efendimiz’in her bir hanımı için ayrı bir deve tahsis ettiğini ifade etmiştir. Bu develerin içinde en çok sütün Sevgili Efendimiz’e ait olan devenin verdiğini söylemiştir. Ümmü Seleme annemiz geçimlerinin genellikle develerde ve davarlardan sağladıklarını bildirmiştir.

Allah Resulü şöyle buyurmuştur:
‘…Zevcelerimin geçimi ve âmilimin maaşı dışında, geride bıraktığım mallar, sadaka (vakıf)tır.’
Efendimiz kendine ait olan arazilerden bir kısmının ailesinin ihtiyaçlarının karşılanması için ayırıp geri kalanını halkın ve devletin ihtiyaçlarının karşılanmasını istemiştir.