Osmanlı Devleti'nde Ramazan ayının gelmesi ile birlikte evler misafirler ile, sofralarda oruçlu insanları iftar ettirme hevesi ile yemeklerle dolup taşardı. Osmnalı mutfaklarında daha Ramazan ayı gelmeden hazırlıklara başlanılırdı. Börekler açılır, tepsi tepsi tatlılar yapılırdı. Ssofralarda etli ve zeytinyapşı yemeklerede yer verildiği için önceden hazırlıklarını yaparlardı. Osmanlı mutfağının vazgeçilmezi olan şerbetler ise kilerlerde yerini öncen alırdı. Hazırlanan bu şurup ve şerbetler hem Ramazan ayı içerisinde hem de bayramda çok önemli olup Osmanlı pazarlarında satılırlardı. Ramazandan önce tedarik edilen iftariyelikler, börekler, tatlılar, hoşaflar ve kuruyemişler hazır bir şekilde Ramazan beklenirdi. Evde bulunan mutfak eşyaları bile temizlenir ve kalaylanırdı.

Ramazan günleri iftar ve sahur olmak üzere iki sofra kurulurdu. Kurulan bu sofralarda iftar için iki aşama olurdu. Bu aşamada iftariye denilen ilk atıştırmalıklar yer alırdı. İkinci fasılda ise asıl yemeklerin yendiği aşamadır. İftariyenin amacı bir anda açlığın verdiği hızla yemeklere saldırmayı önlemekti. Oruç, su yada zeytinle birlikte açılırdı. İftar sofralarında fırınlardan yeni çıkmış sıcacık pideler olmazsa olmazlar arasında olurdu. İftariyelikler bittikten sonra akşam namazı için kalkılırdı. Namaz sonrasında asıl yemeğe dönülürdü.