Oruç ibadeti, hicretin ikinci senesinde Medine’de bütün Müslümanlara farz kılınmıştır. Müslüman insanlar olarak kendimize ve kulluk görevlerimize çeki düzen vermek için Ramazan ayında bizlere farz kılınan oruç ibadetinin bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz pek çok faydaları ve hikmetleri vardır.

Oruç tutmak Yüce Alllah’a ve O’nun emirlerine bağlı olduğumuzun simgesi durumundadır.Oruç ibadeti Müslümanları sabretme konusunda alışkanlık kazandırır. Allah, sabreden kulları ile birliktedir. Oruç tutan insan bedeninin pek çok isteklerine sabrederek Allah’ın rızasını kazanır.
Oruç, Müslümanlar için şükür ifadesi olmuştur. Allah Kur’anı Kerim’de ‘Ey îman edenler! Oruç, sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz’ ‘…Umulur ki şükredersiniz.’ diye buyurmuştur.
Oruç tutmak insanın merhamet ve şefkat duygularını arttırır. Sahip olduğumuz nice nimetleri birçok insanın sahip olamamasını düşünerek ihtiyacı olanlara yardım etme isteğimiz artar.
Oruç tutmak, insana Allah’ın rahmetini ve bereketini kazandıracağı gibi dünya ve ahirette de ebedi mutluluk sağlar.
Oruç insanın bilerek ya da bilmeyerek günahların affedilmesini sağlar.
Oruç, kıyamet gününde insana şefaatçi olur.
Oruç tutmak maddi manevi rızıkları arttırır.
Oruç tutan insan bedeninin zekatını vermiş olur.
Oruç tutmak insan aklını ve zekasını kuvvetlendirir. İnsanın canlı ve zinde kalmasını sağlar.
Oruç ile birlikte sosyal hayatta denge sağlanır, zenginle fakir arasındaki mücadele azalır.
Oruç tutmak insanın ahlakının güzelleşmesine vesile olur.
Oruç tutmak, insanın kötü alışkanlıklarını terk etmesinde yardımcı olur.