İnsana istediği bir şeyin hepsi yada birazı bile nasip olmuyorsa bunun sebebi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e her konuda tam olarak uyma ve uygulamada problem yaşıyor olmasıdır. Müslüman bir kulu Rabbine yaklaştıran feyiz ve ruhani duygulara ancak efendimiz’e tam ve doğru bir şekilde gönülden teslim olarak itaat etmemizle erişilebilir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: ‘Kim Rasûl’e itaat ederse Allâh’a itaat etmiş olur…’ (en-Nisâ, 80)

İmam-ı Rabbani Hazretleri de şöyle demiştir: ‘Allâh’ın râzı olacağı güzel bir kulluğa muvaffak olmamızda gayretlerimizin payı ne ki! Ne varsa hepsi Allâh’ın lûtfudur. Ama buna mutlakâ bir sebep gösterilmesi gerekirse derim ki, bütün lûtufların sebebi; gelmiş ve gelecek bütün insanlığın efendisi olan (s.a.v.) Efendimiz’e bağlanıp Oʼnun mübârek izinden git¬mektir’
Yüce Allah’ın muhabbetine yalnızca peygamberine itaat ederek ve teslim olup O’nun yolundan giderek ulaşabiliriz. Bu yolda insanın küçük bir ihmal veya tereddüt yaşaması sonucu ilahi rızanın ve muhabbetin kapıları kapanır. Çünkü, Peygambere muhabbet etmek Allah’a muhabbet etmek, O’na itaat içinde bulunmak, Allah’a itaat içinde olmak, O’na isyan etmek, Allah’a isyan etmek olduğu ayetlerle ispatlanmıştır.