Yüce Allah kuluna istediği duaların azını ya da hiçbirini nasip etmiyorsa bunun tek sebebi, dünyaları kendisi için yarattığı sevgili Habibi Hz. Muhammed’e tam olarak doğru bir şekilde uymaya çalışmıyor olmasındandır.
Müslüman bir kul Alllah’a yaklaşmak için Rasulü olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e itaat edip tam bir teslimiyet içerisinde olmalıdır. Yüce Allah kitabında şöyle buyurmaktadır:

“Kim Rasûl’e itaat ederse Allâh’a itaat etmiş olur…” (en-Nisâ, 80)

“(Rasûlüm!) De ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmrân, 31)

Kısaca Rabbimizin muhabbetine dahil olmak için Peygamber Efendimiz’e uyarak, onun yasakladıklarından kaçıp sünnetlerini hayatımıza geçirmeye çalışmalıyız. Zira Hazret-i Peygamber’e muhabbetin, Allâh’a muhabbet; O’na itaatin, Allâh’a itaat; O’na isyanın da Allâh’a isyan mâhiyetinde olduğu, âyet-i kerîmelerle sâbittir.
İmam-ı Rabbani Hazretleri de şöyle demiştir: ‘Allâh’ın râzı olacağı güzel bir kulluğa muvaffak olmamızda gayretlerimizin payı ne ki! Ne varsa hepsi Allâh’ın lûtfudur. Ama buna mutlakâ bir sebep gösterilmesi gerekirse derim ki, bütün lûtufların sebebi; gelmiş ve gelecek bütün insanlığın efendisi olan (s.a.v.) Efendimiz’e bağlanıp Oʼnun mübârek izinden gitmektir’