İnsanlar arasında güvenilir olmak, verilen sözleri yerine getirmek, yapılan anlaşmalara sadakat toplumda ve aile hayatında en temel esaslardan bir tanesidir. Toplumda huzurun sağlanması, insanların sözlerine sadık kalmalarına bağlıdır. Bu vasıf yerine getirilmeden ne dinin nede dünyevi hayatın düzelmesi mümkün değildir. Nitekim Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e sorulan ‘ Ey Allah’ın Rasulü! Müslümanların en faziletlisi kimdir?’ sorusuna ‘Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimse.’ cevabını vermiştir.

İnsanlara verilen bütün sözler ve yapılan anlaşmalar unutulmamalıdır ki Allah’a karşı söz vermek anlamındadır. Allah’ın katında yapılan anlaşmalara ve sözlere mutlaka uymak gereklidir. Efendimiz başka bir hadisinde ‘Emâneti olmayanın îmânı da yoktur’ buyurmuştur. Müslüman bir kişinin yaşadığı çevreye güven hissettirmemesi, imanının zayıf olmasına ve İslami değerlerinin zayıflamasına işaret etmektedir. Yani o insanda imanın sadece adı kalmış vaziyeti hal gösterir.
Hz. Ömer Müslüman insanın güvenilirliği hakkında çok güzel bir söz söylemiştir: ‘Bir kimsenin kıldığı namaza, tuttuğu oruca bakmayınız. Konuştuğunda doğru söylüyor mu, kendisine bir şey emânet edildiğinde emânete riâyet ediyor mu, dünyâya meylettiği zaman helâl-haram gözetiyor mu, ona bakınız.” Demek oluyor ki emin olmak Müslümanlığın en önemli vasıflarından birisidir.