Nazar haktır; nazara inanmak da günah değildir. Göz değmesi hakkında rivayet edilen hadisler, bunun hak ve gerçek olduğunu açıklığa kavuşturmakta ve nazara karşı yapılması gereken konuları da meydana çıkarmaktadır.. Yani nazar, kimilerinin sandığı gibi gibi "batıl" bir inanç değil, hak ve gerçektir. Buhari, Müslim ve Ebu Davud'un İbn Abbas'tan rivayet ettikleri bir hadisi şerifte Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:"Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçecek bir şey olsaydı, bu, göz değmesi olurdu." [Müslim, Selam 42, (2188); Tirmizî, Tıbb 19, (2063)]

Hz. Aişe (r.a)'den rivayet edilen bir hadiste de Hz. Peygamber (s.a.v)'in,
"Nazardan Allah'a sığının. Zira göz değmesi haktır."
buyurduğu nakledilmektedir.

Yine Sahiheyn ve Ebu Davud'da Ebu Hüreyre (r.a)'tan:
"Rasulullah (s.a.v)'in: "Göz değmesi haktır." dediği rivayet edilmiştir."[Buhari, Tıbb 36, Libas 86; Müslim, Selam 41, (2187); Ebu Davud, Tıbb 15, (3879)]

Ebu Davud’un Hz. Aişe (r.a)’den rivayet ettiği bir hadisi şerifte ise, gözü değen ve kendisine göz değmesinin zarar verdiği kimselere ait yapılacak işlemden bahsedilmektedir:
“Gözü değene (ain) abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan (main) yıkanırdı.”[Ebu Davud, Tıbb 15, (3880)]

Ayrıca, Kalem suresinin 51. ve 52. ayetlerinin de nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu söylenmektedir.