Nacer Khemir, ‘Bab’Aziz’, ‘Kayıp Güvercin Gerdanlığı’ ve ‘Çöl İşaretçileri’ gibi filmleriyle çok sevildi. Nacer Khemir, küçük yaşlarda babasını kaybetmesinden dolayı kendisinin sinemaya yöneldiğinden bahsediyor. Yönetmen, 20!li yaşlarında UNESCO tarafından aldığı bursla Paris’e gitmiştir. Batılı yaklaşımların kendi tarihini ve kültürel özelliklerini sildiğini ifade eden yönetmen, bir şeyleri anlatmak ve ispatlamak için en iyi yolun sinema olduğunu söylüyor. Sinemanın aynı zamanda bir imaj problemini ortaya çıkardığını, özellikle de İslam imajının içinde olduğu problemlerden çözülmesi gerektiğini düşünüyor. Günümüz çağında imajsız yaşanamayacağını anlattı.

Yönetmen Khemir, sinema ile filmlerde anlatılan hikayenin bedenden ziyade daha çok ruha hitap etmesi görüşünde. Sinema sektörünün içerisinde olmasının nedenlerinden birisi olarak, dünya üzerinde bulunan güzellikleri insanlara göstererek farkındalık sahibi olmaları gerektiğini söylüyor. Sinema ile ilgilenen yeni nesillerin yetiştirilmesi gerektiğini düşünen yönetmen, sinemanın işi bilmeyenlerin ellerine bırakmasından şikayetçi.

Tunus’lu yönetmen Nacer Khemir, Muhyiddin İbn-i Arabi’nin hayatını ele alan ‘Looking for Muhyiddin’ adlı filmini Türkiye’de gösterime girmesi için hazırlanıyor. Nacer, çeşitli ülkelerde geçen ve 6 dil konuşulan bir film çektiğini belirterek, aslında sinemanın bir dil olduğunu vurguladı.