Kurban ibadeti, İslam dininde durumu iyi olan insanların üzerine vacip olan bir ibadettir. Zilhicce ayının onuncu, on birinci, on ikinci günleri ile on birinci, on ikinci gecelerinde ibâdet ve Allâh’a olan bağlılığı ve yakınlığı ifade etmek adına kesilen hayvana kurban denir. Yılda bir kere olan bu ibadet ihtiyaç sahipleri üzerine farz değildir. Ancak kurban kesenlerin diğer durumu iyi olmayan Müslüman kardeşlerini gözetmesi ve kurbanlarını onlarla paylaşması Allah katında hoş karşılanan bir ibadettir. İslamiyet her şekilde ve her durumda Müslümanlar arasında kardeşliğin gelişmesi ve büyümesini desteklemiştir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de kurban ibadeti hakkında, ‘Kendilerine ait birtakım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.’ buyurmuştur. (Hac 22/28)

Sevgili Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) her sene kurban vaktinde Allah için bu ibadetini yerine getirmiştir. Efendimiz, ‘Ademoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. O kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla gelecektir. Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. Bu sebeple kestiğiniz kurbanlardan dolayı sıkıntı değil gönlünüz hoş olsun.’ buyurmuşlardır.