Kur’an, insana dış dünyasında bulunan zerafet ve incelikleri göstererek kendi iç dünyasını uyandırır. İnsanı kainatın güzelliği karşısında yüreğini hisli bir şekilde ürpertir. Müslümanı Allah ile peygamberinin muhabbeti iklimine götürür.
Kur’an-ı Kerim insana hem dünyada hem de ahiret hayatında huzura kavuşturan bir vasıtadır. Dünyada insanın sıkıntılarına çare olurken ahirette kula şefaat ederek kurtulmasına vesile olacaktır.

Müslüman için Kur’an-ı Kerim, derin bit tefekkür denizidir. İdrak edebilen her insan için zaman ve mekan içerisinde ilahi iktidarı tefekkür ederek kendisine hikmet dolu hakikatlerden nasip almasını sağlar. Bu özelliği ile Kur’an-ı Kerim tam bir rahmet tecellisi olmuştur.Kur’an, Müslümanı her zaman doğruya, iyiliğe , güzel ahlaka , ibadete, ilme ve iki cihan huzura davet eden öğütler kitabıdır. Bu kavramları layıkıyla idrak ederek yaşayabilmek Allah katında insanın vasfını yükseltecektir.

Kur’an-ı Kerim, dünya üzerinde bulunan bütün insanlara hitap eder ve herkesi hidayete davet eder. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), kendisi bizzat Kur’an-ı yaşayarak ümmetine rehber olmuştur.Tüm insanların iki cihan saadet ve huzurunun kaynağı sadece yüce kitap Kur’an ile duygulanma, onun feyiz dolu deryalarına girebilme, onun bilinci ile amel etme ve Efendimiz gibi O’nun ahlakıyla ahlaklanmaya bağlıdır. Bu bilgiler ışığında söyleyebiliriz ki, Kur’an’dan uzak olan her yaşayış biçimi ebedi dünyada intihar etmektir.