Latince’den gelen ‘’siesta’’ kelimesi, İspanyol Uyku ve Somatoloji topluluğunun başkanı olan Jean Jose Ortega tarafından şöyle açıklanıyor; ‘’Romalılar günde 6 saat yeme içmeyi bırakır ve dinlenmeye çekilirlerdi. Gün ışığını 12 saate böldüğümüzde 6 saatlik zaman dilimi İspanya’da kışları 13.00 ve yazları ise 15.00’e karşılık geliyor.’’ İspanya ve civarındaki diğer kültürler bu saat dilimlerinde işlerini bırakır, dükkanlarını kapatır ve kendilerini günün yoğunluğundan kısa bir süre uzaklaştırarak dinlenmeye çekilirler.

1980’lerin başında, İspanya kırsal kesimlerinden şehir merkezlerine doğru eşi benzeri olmayan bir göç yaşadı.Bu göçle birlikte şehrin hareketliliğinden dolayı bir çok insan siesta geleneğinden uzaklaştı ve uzun çalışma saatleri bu köklü geleneğin yerini aldı.
Asırlardır süregelen bir gelenek olmasına rağmen, İspanya’nın çalışma saatleri Avrupa’ya kıyasla daha uzun olduğu için İspanyol vatandaşları artık bu kısa öğlen uykularından vazgeçmek durumundalar. Buna karşın bir çok uzman, çoğu çalışanın yetersiz uykudan muzdarip olduğu modern iş dünyasında siesta’nın hala uygulanabilirliğini savunuyor.

İspanyol kültürünün önemli bir parçası olmasının yanı sıra, siesta aynı zamanda stresi azaltmaya, bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve üretkenliği arttırmaya yardımcı oluyor. Bir çok çalışma gösteriyor ki günde 20-30 dakika yapılan bir siesta yorgunluğu alıyor ve konsantrasyonu güçlendiriyor.