Allah'u Teala yarattıklarının arasından sadece insana akıl nimetini vermiştir. Kullarına verdikleri milyonlarca nimete karşılık olarak kendisine ortak koşmamayı ve şükretmemizi istemiştir. Rabbimize salih bir kul olmamız için ibadetlerimizi layıkıyla yerine getirmemiz gerekmektedir. Yaptığımız her amelde Allah'ın bizi gördüğünü unutmamalıyız. Bu bilince ulaştıktan sonra Allah ile beraberlik duygusu kalbimize yer edinmiş olacaktır. Allah'ın bize çok yakın olduğunu bilerek işlediğimiz her amelde kalbimiz daha çok mutmain olacaktır.

Kul Allah ile birlikte olmaktan ulaştığı zaman kalbini batıl ele geçirir. Kul kalbini her daim Allah ile meşgul etmelidir ki gaflete düşmesin. Bu yollardan biri insanın sürekli tefekkür içerisinde olmasıdır. Allah ile hemhal olan bir kalbe, nefsin istekleri ve dünyevi arzulardan bir zarar gelmez. Kul Rabbinin istedikleri doğrultusuda hayr amellerde bulunmaya devam eder. Kalbini sürekli zikir halinde Allah'a bağlı tutmaya çalışır. Kalbi Hak ile meşgul olmayan kulların gaflete düşmeleri büyük bir olasıdır. Tefekkür içerisinde bulunan kalp, insanın insanın batıl olan işlere meyletmesine engel olur ve işlediği günahların farkına varıp telafi etmesine en büyük vesiledir.