Ebu’l Kâsım el-Cüneyd anlatıyor:
“Rüyamda iblisi gördüm. Çıplak bir vaziyette geziniyordu. Ona:
– İnsanlardan utanmıyor musun? Dedim.
– Şu yanındaki insanlardan mı? Dedi.
– Evet, dedim.

Bana verdiği cevap karşısında neye uğradığımı şaşırdım:
– Eğer o kimseler gerçekten insan olsalardı, çocukların toplarıyla oynadıkları gibi onlarla oynamazdım. Gerçek insanlar, beni bu hasta duruma getiren Şûnîziyye Mescidinde ibadet ve zikir ile meşgul olanlardır; dedi. “Onların amelleri yüzünden ben her gün yanıp kül oluyorum.”

Uykumdan kalktığımda iblisin söylediği mescide gittim. Mescitte üç kişiye rastladım. Sûfî elbiseleri giymişlerdi. Başlarını bir örtünün altına almış zikrediyorlardı. Benim geldiğimi hissettiklerindi biri örtünün altından başını uzatıp bana, başkalarına da aynı cevabı verdikleri gibi:
Ey Cüneyd! Sen o melun iblisin sana söylediklerine kulak verme. Onun söyledikleri sakın seni yanıltmasın. Allah’ın laneti onun üzerine olsun, dedi ve sonra başını tekrar örtünün altına sokup zikrine devam etti. Allah onlardan razı olsun.”