Adaletiyle meşhur Hz. Ömer (r.a.), ezanın okunmasıyla birlikte camiye doğru gidiyordu. Arkasından hızla ilerleyen küçük bir çocuk, Hz. Ömer’i (r.a.) geçip camiye doğru yöneldi. Hz. Ömer (r.a.), çocuktaki bu telaşın nedenini çok merak etti. İçinden “Acaba bir derdi, bir sıkıntısı mı var?” diye geçirdi. Hemen yetişip “Yavrum, hayırdır, telaşlı telaşlı nereye gidiyorsun?” diye sordu. Hz. Ömer daha yaşı çok küçük olan bu çocuktan hiç beklemediği bir cevap aldı:

– Camiye gidiyorum amca!
Hz. Ömer (r.a.) şaşırmıştı. Çünkü çocuk, çok küçüktü. Hz. Ömer (r.a.), hayretini gizlemeyerek çocuğa şunları söyledi:

– Yavrum, sen daha küçüksün! Namaz sana farz değil, bu kadar panik yapmana gerek yok ki!
Çocuk, Hz. Ömer’in (r.a.) bu sözüne katılmadığını şu sözleriyle belirtti:

– Amca, amca! Bu işin büyüğü küçüğü olmaz! Mahallemizde daha dün bir çocuk öldü. Üstelik o, benden daha küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayrım yaptığı yok! O yüzden her yaşta buna hazır olmak gerek. Hem bu yaşta namaza alışmazsam büyüyünce namaz bana zor gelebilir.