Şakîk-i BelhÎ rahmetullâhi aleyh’den:

“Mekke yolunda yerde sürüne sürüne ilerlemeye çalışan kötürüm bir adam gördüm. Adama:

– Nerden geldin? Diye sordum.

– Semerkand, dedi.

– Ne zamandan beri bu yoldasın? Diye sordum. Bana öyle bir cevap verdi ki şaşkınlığımı gizleyemedim.

Bana on seneden fazla olduğunu söyledi. Böyle deyince hayretle yüzüne baka kaldım.

– Ey Şakîk! Bana neden o şekilde bakıyorsun? Dedi.

– Senin bu haline çok şaşırdım da o yüzden. Çünkü sen kötürüm ve acîzsin, yolun ise epey bir uzak.

– Ey Şakîk! Yolum uzak; ama Allah’a olan inancım ve O’nun yoluna olan aşkım o yolu gönlümde yakınlaştırıyor. Bedenimin zayıflığına gelince de onu Rabbim taşıyor ey Şakîk! Sen Yüce Rabbimizin taşıdığı âciz bir kula  mı hayret ediyorsun? Dedi.”