Enişte, esasen kız kardeşinizin kocası demektir; o sizin enişteniz, siz de onun baldızı durumunda oluyorsunuz. Enişte ile baldız arasında sıhriyet yönünden, yani evlilikten dolayı geçici bir mahremiyet söz konusudur. Yani bir insan iki kız kardeşi aynı anda nikâhı altına alamayacağına göre, sadece evliliğin caiz olmaması yönünden bir mahremiyet, bir sınırlılık vardır. Diğer yandan bir erkek baldızıyla beraber yolculuk yapmayacağı gibi, kapalı bir yerde veya kimsenin göremeyeceği açık bir yerde birlikte duramazlar.

Bununla birlikte tokalaşmaları ve ellerini öpmeleri uygun değildir. Konuşma mevzusu ise ayrı bir durumdur. Edebine, haya ve iffetine dikkat ettikten sonra, fitne ve günaha sebep olmayacak bir şekilde görüşmelerinde ve konuşmalarında bir sakınca yoktur.. Zaten aile olarak zaman zaman bir araya gelme, gidip gelme, oturup kalkma gibi birliktelikler olabilmektedir.

Bu duruma göre enişte yanında el ve yüzünüzün dışında örtülü olmalısınız. Bunun ölçüsünü Peygamberimiz (asm)'den alıyoruz.
Hz. Âişe validemizin anlattığına göre, birgün kız kardeşi Esma, tenini gösterecek kadar şeffaf bir elbise ile Peygamberimizin (a.s.m.) huzuruna girer. Peygamberimiz (a.s.m.) hemen yüzünü bir tarafa çevirir ve baldızına şöyle der:
"Ey Esma! Bir kadın buluğ çağına erince, vücudunun şu ve şu yerinden başkasının görünmesi doğru değildir." buyurur ve yüzüyle ellerini gösterir.(Ebû Dâvud. Libas: 32)