Ebeveynlerin çocuklarına çoğunlukla koydukları isimler arasında Ecrin ve Aleyda isimleri bulunmaktadır. Bu isimlere bu kadar rağbet edilmesindeki neden ise kulağa hoş gelmeleri ve Kur’an-ı Kerim’debulunuyor olmaları. Dini referanslı isim verme isteği, ebeveyni Kur’an’da yer alan her kelimeyi anlamı uygun olmasa da isim haline getirme yanlışına sürüklüyor.

Misal olarak Kur’an’da Aleyna kelimesi, “Vema Aleyna illel’belağ” (bizim üzerimize, tebliğden başka bir görev yoktur.) Âyetinde “üzerimize” anlamına gelmektedir. Aleyna’yı cümle içindeki yerinden çekip birine isim olarak verdiğinizde, çocuğunuzun adının manası “üzeri, üzerine” oluyor ki bu da anlamsız bir ismi evladımıza vermenin yanlışlığına neden oluyor.
Aynı şekilde Ünzile kelimesi ‘indirildi’ anlamına gelmektedir. Yasin ve Fetih sûrelerinde geçtiği için tercih edilen Ecrin ise pek çok ailenin zannettiği gibi Allah’ın mükâfatı değil, “ücret” mânâsınası için kullanılmaktadır. İlahiyatçılar, Kur’an’da geçen her kelimenin isim olarak verilemeyeceği hakkında açıklamalar yaptılar. İsim verilirken kelimenin anlamı bilinmeli, manası güzel değilse çocuklara konulmamalıdır.

PEYGAMBERİMİZİN İSİM KOYMAYA VERDİĞİ ÖNEM

Bir Hadis-i şerif”inde “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” (Ebu Davud, Edeb 69) buyuran Efendimiz, çocuklara isim koyma konusuna özen gösterirdi. Bununla birlikte Rasulullah (s.a.v) sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Peygamber Efendimiz, kötü manaya gelen yabancı isimleri iyi manaya gelen Müslüman isimleriyle değiştirme örnekleri vermiştir. Mesela (Uzza putun kulu) manasına gelen (abdu’l-uzza)’yı, Allah’ın kulu manasına gelen (Abdullah) ile değiştirmiştir. Ateş parçası manasına gelen (cemre)’yi, güzel kız manasına gelen (cemile) ile, Harp ismini de Hasan’la düzeltmiştir.