Insani bir sene boyunca sürekli kosturmaca içerisinde geçirdiği hayatının bir nevi mola yeri dinlenme istasyonu itikafıdir Allahın bizlere bahsettiği her dakikasi ayrı sevaplarla dolu Ramazan ayı. Oruc farzini her yerine getirirken midemizi sindirim sistemimizi bagisikligimizi zihnimizi kısaca tüm hucrelerimizi bakıma almış oluruz. Bedenimizin kendini içerisine aldığı bu halden ruhumuzda tefekkurunu arttirip hissedilen aclikla birlikte varlığı yokluğu derinden hisseder ve acziyetini bir kere daha anlayıp şükürunu arttırır.

Ramazan ayı öyle yenileyici bir aydır ki hem bedenen hemde imanen bir yeniden dogustur dirilistir.Normal zamanda hayatın bizi oyalayan onca luzumsuzluklarina rağmen bu mübarek ayda Peygamber (sav.) Efendimizin de dediği gibi "Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinkerin azginlari zincire vurularak bağlanır. Cehennemin kapıları kapatılır hiçbir kapısı açılmaz. Cennetin kapıları ise sonuna kadar açılır hiçbir kapısı kapalı tutulmaz ". O nedenledir ki insan kendini daha huzurlu daha dingin hisseder ibadetlerinden daha çok lezzet alır. Gerek oruç la gerek Mukabele ile gerekse Teravih ile basamak basamak mertebe mertebe ruhen yükselir iftar ve sahurla yemek içmek eylemini bile ibadete çevirir. Günahlardan arinirken sevaplarla ile heybesini doldurur imanini yeniler bedenini bakıma alır adeta bayrama bayramliklari ile heybesini sevap dolu çıkar .