Cüneyd-i Bağdadi’ye, birisi ona gelir ve sorar:
-İhlâsı kimden öğrendiniz?
-Bir zaman Mekke-i Mükerreme'de parasız kalmıştım. Basra'dan beklediğim para henüz elime ulaşmamıştı. Saçım sakalım da bir hayli uzamış tanınmayacak duruma gelmiştim. Saç sakal birbirine karışmış bir vaziyette bir berbere girdim. Berber diyeceklerimden habersiz şaşkın şaşkın bana bakarken birden şöyle söyledim:
- Peşin peşin söyleyeyim param yok,
- Allah rızası için saçlarımı düzeltebilir misin? Dedim

Berber o sırada mevki sahibi birini tıraş etmekteydi. Onun işini yarıda bırakıp benim tıraşıma başladı. Adam itiraz etti.
Berber:
- Kusura bakmayınız efendim. Sizi ücreti karşılığında tıraş ediyorum. Ama bu genç Allah rızası için istedi, dedi.
Berber üzerin, bana harçlık da verdi. Aradan birkaç gün geçti, beklediğim para elime ulaştı. Ona bir kese altın götürdüm. Verdiği cevap beni çok duygulandırdı.
- Asla alamam. İnan Allah'ın rızası daha değerli, dedi.