Meydanlarda "Türkiye Partisi" söylemiyle seçmenden oy isteyip barajı aşan HDP'nin, terör karşısında takındığı ikircikli yaklaşımı sürüyor. PKK'nın, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna yönelik Artvin saldırısının ardından, PKK'nın adını dahi anmadan sıradan bir "kınama" açıklaması yapan HDP'den, Cizre'de 11 polisin şehit edildiği dünkü PKK saldırısından sonra da yine bir "kınama" gelmedi. HDP'nin, bu çifte standartlı tutumu, partiye inanan seçmende de hayal kırıklığı yarattı. Son kamuoyu araştırmaları, 7 Haziran seçimlerinde yüzde 13, ardından yapılan 1 Kasım seçimlerinde ise yüzde 11 civarında oy alan HDP'ye verilen destek giderek düşüyor.

Halk seni affetmez

Bu oran, Metropol Araştırma Şirketi'nin ağustos ayı başında paylaştığı son kamuoyu yoklamasının sonuçlarına da yansıdı. HDP'ye verilen desteğin yüzde 8 civarına düştüğünü de ortaya çıktı. Terörle arasına mesafe koyamamakla eleştirilen ve Kandil ile aynı duruşu sergileyen HDP'nin, olası bir seçimde yüzde 10'luk barajı aşmasının mümkün olmayacağı ifade ediliyor. HDP'nin, terör örgütü PKK'nın katliamlarını eleştirmekten kaçınması ve terörle arasına mesafe koymamasında Kandil'in etkili olduğu yorumları yapılıyor.    

Kandil ile karşı karşıya kalamıyorlar

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, PKK'ya yönelik "amasız, fakatsız silah bırakma" çağrısına, Cemil Bayık'ın yaptığı açıklamayla Kandil'den çok sert yanıt gelmişti. HDP ve Kandil arasında yaşanan bu gerginliğin ardından ne Demirtaş, ne de HDP içinden başka bir isim, Kandil ile karşı karşıya kalacak herhangi bir açıklama yapmıştı.

'Sırtımızı YPG-YPJ’ye dayıyoruz '

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, YPG’nin 19 Temmuz 2012’de Kobani’deki kontrolü ele geçirmesinin 3’üncü yıldönümü nedeniyle Suruç’ta bir konuşma yaparak şunları söylemişti: Biz sırtımızı Rojava’ya, Kobani’ye, DAEŞ vahşetine karşı direnen halklara, insanlık mücadelesi yürüten YPG-YPJ’ye dayıyoruz.