Dünyada birden çok terör örgütüyle aynı anda mücadele eden tek ülke konumundaki Türkiye, son yılların en büyük operasyonu için düğmeye bastı. Terörün zorladığı sabır sonunda taştı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Fırat Kalkanı adını verdiği harekatla hem DAEŞ, hem de PKK/PYD mevzilerini vurmaya başladı.

Buram buram provokasyon kokan Gaziantep katliamının ardından Ankara'nın başladığı operasyona dünyadan hükümete gelen destek, tıpkı 15 Temmuz işgal girişiminden sonra olduğu gibi, elle tutulamayacak kadar zayıf.

Farklı bir beklenti içinde değiliz elbette, ama asıl üzerinde durulması gereken nokta, Türkiye'nin dünyaya bu operasyonla ne mesaj verdiği...

Bunların başında geleni, oyunu artık Türkiye'nin kurduğudur. Suriye ile en uzun sınırı olan ülkenin, güvenliğini sağlamak ve farklı gruplardan teröristleri püskürtmek için, tamamen milli bir operasyona girişmesidir.

İkincisi mesaj ise ABD'ye... FETÖ'cü hainlerin arkasında durarak müttefikini adeta sırtından bıçaklayan, tüm uyarılara rağmen terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısına desteğini eksik etmeyen Washington yönetimine, tam da Biden'ın geldiği gün verilen bir cevaptır Fırat Kalkanı...

DAEŞ'le birlikte PKK'nın uzantısı PYD'nin de vurulması, Ankara'nın kırmızı çizgilerinin aşılması halinde neler olacağını da açıkça ortaya koyuyor.

O İHANETİ UNUTMADIK

O karanlık 15 Temmuz gecesinin ardından hainlerin temizlendiği TSK, kendisi için yapılan 'Artık bitti' yorumlarına en güzel cevabı dün verdi bence. Karadan ve havadan tüm muharip unsurların yüzde 100 başarıyla yürüttüğü operasyon, malum kafalardaki soru işaretlerine de en güzel yanıt oldu.

Ve gelelim meşhur MİT TIR'larına... FETÖ'cü hainlerin algı operasyonu yürüterek "Türkiye DAEŞ'e destek veriyor' mesajı yaydığını hepimiz hatırlıyoruz. Fırat Kalkanı'nda DAEŞ'e atılan her bomba, ülkesini satmakta en ufak sakınca göremeyen bu hainlerin, onlara inanıp Türkiye'yi kötüleyen batı medyasının zihnini de vuruyor şu anda...