Başbakan Binali Yıldırım, Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi'nde gerçekleştirilen Türkiye Yatırım Danışma Konseyi Dokuzuncu Toplantısında yaptığı konuşmada, "Türkiye olarak biz 2009'da başlayan ve hala da devam etmekte olan küresel krizde ortaya koyduğumuz kararlı politikalar ve küresel krizin ilacının yatırım, istihdam, üretim olması gerektiği gerçeğinden hareketle, 2009 dışında 27 çeyrek boyunca büyümemizi sürdürdük." dedi.

Yüzde 3'ün altında büyümelerin ülkede ilave istihdam yaratmayacağını, ekonomide ciddi sıçrama gerçekleştiremeyeceğini belirten Başbakan Yıldırım, Yani büyümek tamam ama büyüme belirli bir barajın üzerinde olması lazım. O yüzden gelecek yıllar için Orta Vadeli Planda yüzde 5'in üzerinde büyümeyi tutturmak için tüm ekonomik kurgumuzu buna göre yapıyoruz. Tabii bunu yaparken de mali disiplinden vazgeçecek değiliz." şeklinde konuştu.

"Türk ekonomisinin darbe sonrası görünümünde fark olmadı"

Başbakan Yıldırım, "3,5 ay önce büyük bir olay yaşadık. 15 Temmuz. 15 Temmuz'da Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Şaka gibi belki size ama silahlı bir darbe teşebbüsünü, silahsız bir güçle alt eden bir Türkiye'den bahsediyoruz." diyerek şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesini, bayrağını, geleceğini seven vatandaşlarımız, silahlı darbecilere karşı göğsünü siper ederek, darbe yapmak isteyenlere darbe vurdu ve Türkiye'nin demokrasisini yok etmek isteyenlere hak ettikleri cevabı verdi. Aslında Türk milleti, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun kararlı tutumuyla ve demokratik yollarla seçilmiş hükümetimizin kararlılığıyla ve milletimizin topyekun bir olarak, beraber olarak meydanları doldurmasıyla bu büyük tehlikeyi, alçakça darbe girişimini bertaraf etmiş ve ülkeyi karartmak isteyenlere hak ettikleri dersi vermiştir. O gün sadece darbe bastırılmadı. O gün aynı zamanda Türk milleti ekonomiyi de teminat altına aldı. Türk ekonomisinin darbe sonrası görünümü, herhangi bir olayla küresel veya bölgesel olaylardaki görünümü arasında hiç fark olmadı. Göstergelerdeki değişimler çok sınırlı kaldı ve Merkez Bankası gibi piyasalara müdahale etme ihtiyacı duymadı."

"Güven noktasında Türkiye'de zerre kadar tereddüdünüz olmasın"

"Güven, hepinizin bildiği gibi, yatırımcı için en büyük beklentidir." ifadesini kullanan Başbakan Yıldırım, "Güvenin devam etmesi, yatırımcı için uzun vadede yeni projelerin, yeni planların hayata geçmesi anlamına geliyor. Güven noktasında Türkiye'de zerre kadar tereddüdünüz olmasın. Türkiye, dünyanın birçok ülkesinden her bakımdan daha güvenli bir ülkedir, hem güçlü siyasi iktidar, siyasi istikrar hem de sürekli kendini yenileyen, bu anlamda yapısal reformlarını hız kesmeden devam ettiren, gerek küresel yatırımcıya gerekse yerel yatırımcıya, beklentilerini karşılayan bir yönetim anlayışıyla sürdürülebilir istikrar ve güveni temin eden bir yönetim iş başında." şeklinde konuştu.

"Bize düşen görev derdinize çözüm üretmek, engelleri kaldırmak"

Başbakan Yıldırım, "(İş adamlarına) Bize düşen görev sizin önünüzü açmak, derdinize çözüm üretmek, engelleri kaldırmak. Onun için özellikle sizden şunu istiyorum; Burada her şeyi açık açık söyleyin, siyaset yapmayın. 'Söylersek şikayet anlamına gelir, alınırlar, işlerimiz zora girer' diye düşünmeyin. Asıl gerçekleri bizden saklarsanız o zaman üzülürüz." dedi.

"Türkiye'de yatırım yapan hiç kimseye yabancı gözüyle bakmayız"

Yıldırım, "Burada kader birliği yapmışız. Bu ülkeye yıllardan beri emek vermişsiniz, gayret göstermişsiniz, yatırım yapmışsınız. Sizler, yerli yatırımcılar kim olursa olsun, taş üstüne taş koyan, bu ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan, istihdam oluşturan, ekonomimizin ve ekmeğimizin büyümesine katkı sağlayan herkesin başımız üzerinde yeri vardır." ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:

"Türkiye'de yatırım yapan hiç kimseye yabancı gözüyle bakmayız, bunu bilin. Yabancı mefhumu Türkiye'deki yatırım yapanlar için geçersizdir. Bu ülkeye yatırım yapan, bu ülkenin girişimcisidir, bu ülkenin firmasıdır ve bu ülke için çalışıyor, bu ülke için üretiyor. Bunun bilincinde olarak hiçbir kısıtlama getirmeden, hiçbir ayrım yapmadan bütün sağladığımız imkanlardan sizler de aynı şekilde yararlanacaksınız."  

"Bize düşen görev sizin önünüzü açmak"

Yatırımcılara açık konuşmaları konusunda uyarıda bulunan Yıldırım, "Bize düşen görev sizin önünüzü açmak, derdinize çözüm üretmek, engelleri kaldırmak. Onun için özellikle sizden şunu istiyorum; Burada her şeyi açık açık söyleyin, siyaset yapmayın. 'Söylersek şikayet anlamına gelir, alınırlar, işlerimiz zora girer' diye düşünmeyin" dedi

İstanbul Finans Merkezi ile adımlarımızı attık, inşaatı için kapsamlı altyapı çalışması hızla devam ediyor. Bölgesel ve küresel anlamda önemli bir finans merkezi oluşturmayı planlıyoruz.

50 bin çalışanı 30 bin iş amacıyla gelip giden insanın olacağı büyük bir merkezi geliştirmiş olacağız. Geçtiğimiz günlerde finans merkezinin temelini attık.

Bugün enine boyuna bütün konuları değerlendireceğiz ve sizlerin görüş ve önerileri bundan sonra ekonomi dünyamız için yapacağımz yeni yapısal dönüşümler için de önemli bir zemin oluşturacaktır.

Bir şeyi sizlerle açık açık paylaşmak istiyorum. Türkiye son 14 yılda çok önemli işler başardı. Bunları hangi alanlarda yaptı? Türkiye yapısal reformlar gerçekleştirdi. Demokratikleşme yolunda önemli adımlar attık. Kalkınma ve ekonomi alanında da kaydedeğer işler yaptık.

"Bu krizin sorumlusu gelişmiş ülkelerdi"

Dünya ekonomisi 2008'de büyük küresel bir krizle karşı karşıya kaldı. Bu krizin sorumlusu gelişmiş ülkelerdeki yanlış yatırımlardı. Bundan sonra da ne oldu? Küresel anlamda güven bozuldu. Ülkeler birbirine güvenmedi. Piyasalar daha tedbirli hareket etmeye başladı. Böyle olunca küresel finansmanın ticareti azaldı. Bir anlamda dünya ekonomisi büyümek yerine daraldı. Bazı ülkeler için bu durum fırsat oldu bazıları için felaket.

Türkiye ortaya koyduğu kararlı politikalar ile bu krize ilacın istihdam olması gerçeğinden hareketle büyümemizi sürdürdük. Hele şartların en zor olduğu 2015 yılında Türkiye yüzde 4 büyümeyi yakaladı.

Türkiye olarak biz 2009'da başlayan ve hala da devam etmekte olan küresel krizde ortaya koyduğumuz kararlı politikalar ve küresel krizin ilacının yatırım, istihdam, üretim olması gerektiği gerçeğinden hareketle, 2009 dışında 27 çeyrek boyunca büyümemizi sürdürdük. Türkiye dünyanın birçok ülkesinden her bakımından daha güvenli bir ülkedir.