TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, İbn Haldun Üniversitesinin gerçekleştirdiği "Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi" dahilinde "Medya" başlıklı oturumda konuşma yaptı.

Manipülasyon ve dezenformasyon kavramlarına işaret eden Eren, medyanın manipülasyon etkinliklerine örnek verirken şunları kaydetti:

"2013'ten 15 Temmuz 2016'ya dek yaşadığımız darbe kalkışmasına giden yolda bilhassa FETÖ, manipülasyonu ve bunların araçlarını çok iyi kullandı. 17-25 Aralık döneminde Türkiye kendi yolunda giderken, seçilmiş hükümeti indirerek, Cumhurbaşkanımızı devre dışı bırakmayı ahedefledikleri bir süreç mevcut. FETÖ medyası seçilmiş hükümeti, yolsuzluk ve antidemokratik uygulamalarla, kavramlarla suçladı. Ne yazık ki bu, dünyada da Türkiye'de de yankı uyandırdı. 2014 başında MİT tırlarına gerçekleştirilen baskın Türkiye'yi, Türkiye'deki demokratik iktidarı DEAŞ'a destek veriyor görüntüsüyle yalnızlaştırma hedefi gütmüştür."

Soruları da cevaplayan Eren, 15 Temmuz gecesi TRT'de yaşananlara ve kendi yaşadıklarına karşı sorulan sorular üzerine, o gece hissettiği şeyin üzüntü olduğunu aktardı.

"MEDYA BÜYÜK BAŞARI GÖSTERDİ"


TRT World'un Türkiye'nin kendini dünyaya anlatması hedefi bakımından önemli işlev üstlendiğini aktaran Eren, sözlerini şöyle bitirdi:

"Çok geç kalınmış bir proje. TRT World'ü açtıktan sonra bir penetrasyon süreci mevcut. En kolay ulaşma yöntemi dijital. Twitter, facebook hesaplarımızda çok güzel videolar yayınlıyoruz. Bunları yaptıkça Türkiye'nin makul bir dış politikası olduğu yurtdışında anlaşılır oluyor. Bu sebeple TRT World de kısa sürede hedef oldu. O gece basmalarının sebebi de kendi kafalarında, kimse aleyhte propaganda yapmayacaktı. Türk medyası tarihi sınav verdi, medya büyük başarı gösterdi. Türkiye'de, Türk medyasında tüm kanallar, hepsi, demokrasi yanlısı, halk yanlısı ve darbe karşıtı bir tavır sergiledi."