Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün Sudan'a gitti. Erdoğan, resmi karşılama töreninin ardından mevkidaşı Ömer El-Beşir ile baş başa görüştü. Görüşmenin ardından iki cumhurbaşkanı Sudan'da ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, "Bugün bir adım attık. Türkiye Sudan arasında bir stratejik konsey anlaşmasının imzalanmış olması büyük bir önem arz ediyor. Bundan sonraki süreçte bakanlarımız kendi aralarında çalışmalarını yaparken her yıl bir ülkede yapılan çalışmalar değerlendirilecek. Bu çok önemli bir stratejik anlaşma." ifadelerini kullandı.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti;

SUDAN'IN BİZİM DÜNYAMIZDA YERİ FARKLI

"Sudan'ın bizim dünyamızda çok farklı bir yeri var. 2005 yılında Afrika'yı adeta bir stratejik kıta olarak ele almış öyle bakmıştık. Afrika'da 39 büyükelçiliğimiz var.Sudanlı kardeşlerimiz ticari ve ekonomik amborgolarla hayattan tecit edildi. Biz bu tür tecit programlarına karşı olduğumuzu her zaman söyledik Sudan'ın yanında olduk.Geldiğimiz noktada itirazlarımızın ne kadar doğru olduğunu görüyoruz.Kardeşim El Beşir'in politikalarının ciddi payı olmuştur. Bu sürecin ülke için Sudanlı kardeşlerim için hayırlı olmasını diliyorum. Örgütün tüm Afrika kıtasında kökünün kazınacağına inanıyorum.

POTANSİYELİN FARKINDAYIZ

Bir çok alanda tarım, enerji, madencilikde atacağımız müşterek adımlarla her iki ülke de çok güzel şeyler elde edecektir.80 milyonluk bir Türkiye 39 milyonluk bir Sudan. Ticaret hacmimize baktığımızda bunu 1 milyar dolara çıkarmak, ardından 10 milyar dolara doğru bizim yürümemiz lazım buna uygun adımlar atmamız lazım.Sudanlı iş adamlarıyla yarın yapacağımız iş formunda kendilerine gerekli heyecanı vereceğiz. Sudan'ın sunduğu ekonomik potansiyelin farkındayız. İş adamlarımızı Sudan'a yatırım yapmaya teşvik ediyoruz.

BM'NİN KUDÜS KARARI

Amerika'nın Kudüs'e yönelik attığı adım sıkıntının başında geliyor. Vatikan'da sayın Patriği de aradım. Bu konuları etraflıca görüşme imkanı buldum. Aynı şekilde Rusya Devlet Başkanı'ndan da buraya desteğini istedik.128 ülkenin verdiği destek ve Amerika'nın 9'da kalması ve hangi ülkelerle 9'a kaldığına bakıldığında oraya ne kadar güçlü olursanız olun en güçlü olan haktır, burada da hak gelip gelmiştir. BM'nin bu işin takibini çok daha yakın şekilde ele almasını isteyeceğiz. Bu süreci takdirle karşılamamın nedeni bu süreci takip edecek olmaları bir dayanışmayı ortaya koymuştur. Bu tüm insanlığın meselesi haline gelmiştir."