Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü ve Silivri Adliyesi, Ergenekon, Balyoz, OdaTV davalarının başlamasından önce faaliyete geçmesiyle birlikte FETÖ’nün bir numaralı stratejik noktalarından biri haline geldi. Davaların başladığı 2008 yılı itibariyle bu cezaevinde görev yapacak infaz koruma memurlarını da örgüt belirlemiş. Şu anda bin 540 infaz koruma memurunun büyük bir bölümü FETÖ elemanlarınca alındığı belirlendi.

 600 GARDİYANA İNCE TARAMA

  15 bin tutuklu kapasitesi olan Silivri Cezaevi’ne 2008 yılı itibariyle neredeyse her ay 100-150 arasında gardiyan alındı. Bu gardiyanlarının tamamı sınav yöntemiyle bu cezaevine yerleştiler. Şu anda bin 540 infaz koruma memurundan 600’ünün FETÖ tarafından işe yerleştirilmiş olmasından şüpheleniliyor. 600 infaz koruma memuruyla ilgili hem MİT hem de Emniyet İstihbarat çalışma başlattı. Bu kişilerin dolaylı olarak FETÖ ile bağlantıları didik didik araştırılıyor. Listenin belirlenmesinin ardından ilk olarak 43 kişinin örgütle direkten bağlantısı belirlendi. FETÖ’nün Silivri Adliyesi’ne de sızdığı ve katip, mübaşir olarak giren memurlarla ilgili de incelemenin yapıldığı öğrenildi.

Çıplak aramayla taciz

Özellikle Ergenekon, Balyoz ve ODA TV davaları tutuklularının ailelerine karşı yapılan kötü muamele o zamanlarda da gündeme gelmişti. Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan çıplak aramalara isyan etmişti. Yine çok sayıda tutuklunun çocukları da bu yöntemle aranmışlardı. TBMM İnsan Hakları Cezaevi Alt Komisyonu, Silivri Cezaevi’yle ilgili hazırladığı raporda şu hususlara dikkat çekmişti: “Çıplak aramalar bu cezaevlerinde de mevcut. Ziyaretçilere de uygulanan çıplak aramalar tam olarak taciz boyutuna ulaşmış durumda. Bazı mahpuslar için ayrımcı uygulamalar bulunmaktadır” denildi.