Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, son yazısında PKK'nın Güneydoğu'da çeşitli ilçelerde sürdürdüğü "şehir savaşı"nı değerlendiren bir yazı kaleme aldı.

Daily Sabah'ta yayımlanan "PKK'nın siyasi mezarı olarak hendekler" başlıklı yazısında Kalın, örgütün yeni savaş stratejisinin yeterli askeri imkanlara ve halk desteğine sahip olmadığını vurguladı. Kalın, "PKK ve siyasi uzantılarının muazzam yanlış hesaplamalarının son örneği" olarak nitelediği şehir savaşının başarısızlığa mahkum olduğunu ifade etti.

PKK, Suriye'de propaganda savaşını kaybediyor
PKK'nın yanlış hesaplamalarının Suriye'deki iç savaşla başladığını belirten Kalın, şu ifadeleri kullandı:

"PKK, DAİŞ'e karşı savaşı kalkan olarak kullanarak Batı toplumunun gözünde kendine yeni bir meşruiyet ve popülarite kazanmaya çalıştı. Batılı medya ve bazı hükümetler tarafından bu teşvik edilen PKK, DAİŞ'le mücadelede tek güvenilir güç olduğunu bile iddia etti. suriye'deki gelişmeleri takip eden herhangi bir kişi bunun sadece kısmen doğru olduğunu ve DAİŞ'e karşı savaşan başka muhalif gruplar olduğunu bilir. Ama bu gruplar, Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki IŞİD hücrelerini kuşatmak ve yenmek için gerekli desteği almıyorlar. Şimdi haftalardır devam eden Rus bombardımanları altında DAİŞ'i Rakka'ya sürmek bir yana, kendilerini bile koruyamıyorlar. Savaş uzadıkça ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) kendi kontrolündeki Tel Abyad ve diğer alanlarda Uluslararası Af Örgütü'nün "savaş suçu" olarak tanımladığı faaliyetlerde bulundukça PKK'nın Suriye'de propaganda savaşını kazanma umutları da soluyor."

"Aşağılık bir yalan"
PKK'nın Suriye'deki savaşı, Türkiye'deki saldırılarını yoğunlaştırmak için kullandığına da vurgu yapan Kalın, örgütün propagandasında yer alan "Türkiye'nin Suriye'de DAİŞ'le mücadele eden Kürtlere saldırması" iddialarını ise "aşağılık bir yalan" olarak niteledi. Kalın, Türk ordusunun Kuzey Irak'taki Kandil bölgesini bombaladığını ve Türk güvenlik güçleri ile sivillere saldıran PKK'lılara yönelik operasyonlar yaptığını vurguladı.

PKK'nın ontolojik ikilemi
"PKK, gerçek bir barış imkanıyla karşılaşınca, 1984'ten beri tek bildiği şeye, daha fazla şiddet, saldırı ve yıkıma yöneldi" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, PKK'nın barışı kabul ettiği ve silah bıraktığı takdirde ne yapacağını bilmediğini, bunun örgütün "ontolojik ikilemi" olduğunu belirtti.

"Özyönetim"in içi boş
PKK'nın iki yıllık çözüm sürecinde şehirlerdeki silahlı varlığını artırdığını, mahkemeler, mezarlıklar vergi toplama ve yol kontrolü uygulamalarıyla "içi boş bir özyönetim"in peşinde koşarak süreci kendi elleriyle baltaladığını vurgulayan Kalın, buna karşın örgütün suçu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a atarak durumun içinden sıyrılmaya çalıştığını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, yazısını PKK'nın büyük yanlış hesapları ve kaçırdıığı fırsatlara rağmen Ankara'nın kürt vatandaşlarının hem siyasi, hem de sosyo-ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmekte kararlı olduğunu belirterek sonlandırdı.